menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İSLÂM'DA EŞİTLİK VE ADALET.

8 0
13.03.2025

Kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olması, birçok toplumda tarihsel süreç içerisinde tartışılan bir konu olmuştur. Bazı toplumlarda geleneksel anlayışlar kadınları ikincil bir konuma iterken, modern insan hakları anlayışı, kadın ve erkeklerin eşit bireyler olduğunu vurgular. Ancak eşitlik, bireylerin fıtratlarını ve doğal farklılıklarını yok saymak değil, herkesin hak ettiği değeri görmesini sağlamaktır.

İslam dini, adaleti ve hakkaniyeti temel alan bir sistem sunar. İslam'da eşitlik, bireylerin insan olarak aynı değere sahip olduğu gerçeğine dayanır. Kur'an-ı Kerim’de, “Ey insanlar! Şüphesiz ki biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve sizi milletlere ve kabilelere ayırdık ki birbirinizle tanışasınız. Allah katında en üstün olanınız, O’na karşı en çok takva sahibi olanınızdır.” (Hucurat, 49:13) buyrularak, insanların cinsiyetlerinden, ırklarından veya sosyal statülerinden bağımsız olarak eşit olduğu vurgulanır.

Bununla birlikte, İslam adaleti merkeze alarak kadın ve erkek arasındaki farklılıkları dikkate alır. Adalet, herkese hak ettiğini vermek demektir. Bu bağlamda İslam, kadın ve erkeklerin biyolojik ve psikolojik farklılıklarını göz önünde bulundurarak rollerini belirler, ancak haklarını eşit düzeyde korur. İslam’da kadın ve erkek eşit değere sahip iki varlıktır. Ancak, bu eşitlik her konuda aynı olmaları gerektiği anlamına gelmez. İslam hukukunda kadın ve erkek farklı sorumluluklara sahiptir, ancak bu durum onların birinin diğerinden üstün olduğu anlamına gelmez.

Peygamber Efendimiz (s.a.v), “İlim öğrenmek, kadın ve erkek her Müslüman’a........

© Denge