FESATLIK...
İnsan, kendisini başkasıyla kıyaslamaya başladığı an; aslında kendisinden uzaklaşmaya başlar. Çünkü kıyas; çoğu zaman adaletli bir ölçü değil; eksik bilgiyle, yüzeysel gözlemle ve çoğu zaman da nefsin yönlendirmesiyle yapılır. Oysa her insan; kendine mahsus bir kader çizgisi, kendine özgü bir imtihan sahası ve kendine özel bir hikâyeyle var edilmiştir. Bu yönüyle bakıldığında, başkasının hayatına özenmek ya da onunla kendini tartmak; sadece yanlış bir muhakeme değil, aynı zamanda ilahî takdirin inceliklerini görmezden gelmektir.
Başkasının tabağına bakmak, görünürde basit bir davranış gibi dursa da, gerçekte derin bir itirazın işaretidir. Bu itiraz, açıkça dillendirilmese bile kalpte gizli bir hoşnutsuzluk olarak kendini gösterir. “Neden onda var da bende yok?” sorusu, çoğu zaman insanın diline değil ama ruhuna yerleşir. İşte bu hâl; insanı şükürden uzaklaştırır, kanaatten koparır ve farkında olmadan fesat duygusunun kapısını aralar. Nimet; sadece sahip olunan şeylerle ölçülmez. Nimetin asıl değeri;........
