‘Kurtuluş Savaşı’na savaş açmak!
“Gerçekte, içinde bulunduğumuz o tarihte, Osmanlı Devleti’nin temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmıştı. Osmanlı toprakları tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türkün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son mesele, bunun da paylaşımını sağlamaya çalışmaktan ibaretti…” (Atatürk, Nutuk, 1927)
AKP’nin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hürriyet’ten Ebru Karatosun’un haberine göre müfredatta bazı kavramları değiştireceklerini açıklamış. Yusuf Tekin yapığı açıklamada, “Kurtuluş Savaşı” ifadesinin müfredattan çıkarılarak yerine “Milli Mücadele” kavramının getirileceğini belirterek “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” demiş.
Aslında Atatürk ve Laik Cumhuriyet ile kavgalı AKP’nin tarikatlarla protokol imzalayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in bu açıklamaları beni şaşırtmadı. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Milli Eğitim Bakanı’nın, Türkiye’nin ve Türk ulusunun “Kurtuluş Savaşı”ndan rahatsız olması, “Neyden kurtuluyoruz?” diye sorarak, adeta “Kurtuluş Savaşı”nı reddetmeye kalkması, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milli eğitiminin hiç de milli olmayan bir anlayışa teslim edildiğini gözler önüne sermesi bakımdan dikkat çekicidir.
“KOSKOCA OSMANLI İMPARATORLUĞU VARMIŞ” MASALI!
Masal bu ya! Bir varmış bir yokmuş! Koskoca bir Osmanlı İmparatorluğu varmış!
AKP’nin hiç de milli olmayan Mili Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kurtuluş Savaşı” kavramını müfredattan çıkarmanın gerekçesi olarak “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca bir Osmanlı İmparatorluğu vardı!” demiş. Koca bir masal!
I.Dünya Savaşı sonrasında artık ortada öyle “koskoca bir Osmanlı İmparatorluğu” falan yoktu. İstanbul’da kendini kurtarmaya çalışan bir işbirlikçi Padişah Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit vardı. Onlar da İngiliz emperyalizminin merhametine sığınarak kurtulabileceklerini düşünüyorlardı.
I.Dünya Savaşı’nın sonunda Osmanlı’nın adı vardı kendi yoktu. İmparatorluk çoktan parçalanmıştı. Emperyalizmin kapitülasyonlar, dış borçlar ve Düyunı Umumiye baskısı altındaki Osmanlı Devleti, bağımsızlığını çoktan kaybetmişti. Mondros Ateşkes Antlaşması ile orduları dağıtılmış, silah ve cephanesi elinden alınmış, tünellerine, tersanelerine, limanlarına el konulmuştu. Artık “koskoca bir Osmanlı İmparatorluğu” yoktu, Kâğıt üzerinde Doğu Trakya’ya ve Anadolu’ya sahip, gerçekte bağımsızlığını tamamen kaybetmiş, toprakları gizli antlaşmalarla paylaşılmış bir devlet ve dört bir yandan kuşatılmış, işgal altında kan ağlayan bir vatan vardı.
Atatürk Nutuk’un daha girişinde, 1919 yılında Samsun’a çıktığı günlerde Osmanlı’nın durumunu şöyle özetlemişti:
“Gerçekte, içinde bulunduğumuz o tarihte, Osmanlı Devleti’nin temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmıştı. Osmanlı toprakları tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türkün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son mesele, bunun da paylaşımını sağlamaya çalışmaktan ibaretti. Osmanlı Devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet, bunların hepsi anlamı kalmamış birtakım boş sözlerden ibaretti.”
“Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca bir Osmanlı İmparatorluğu vardı!” diyen ”AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Atatürk’ün Nutuk’unu da okumadığı için I. Dünya Savaşı’nın sonunda Osmanlı’nın bu içler acısı durumundan habersizdir.
KOSKOCA BİR OSMANLI İMPARATORLUĞU OLSAYDI
AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyorum:
I.Dünya Savaşı sonunda koskoca bir Osmanlı İmparatorluğu olsaydı İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar Musul’u, İskenderun’u, Antakya’yı, Urfa’yı, Maraş’ı, Antep’i, Adana’yı, Antalya’yı işgal edebilirler miydi?
Ortada koskoca bir Osmanlı İmparatorluğu olsaydı,13 Kasım 1918’de 61 parçalık işgal donanması, tek kurşun atmadan elini kolunu sallayarak Osmanlı’nın başkenti İstanbul’u işgal edebilir miydi? Galata Kulesi’nde İngiliz bayrağı dalgalanabilir miydi?
Koskoca bir Osmanlı İmparatorluğu olsaydı İstanbul’u işgal eden İngilizler İstanbul’a giriş ve çıkış için İngiliz vizesi almayı şart koşabilir miydi? Evet, işgal yıllarında İstanbul’a giriş ve çıkış için İngiliz vizesine ihtiyaç vardı.
Koskoca bir Osmanlı İmparatorluğu olsaydı 15 Mayıs 1919’da Yunan orduları elini kolu sallayarak İzmir’i işgal edip daha sonra Ankara yakınlarına, Polatlı’ya kadar gelebilirler miydi? Osmanlı’nın üç başkenti Bursa, Edirne ve İstanbul bile işgal........
