Aydınlık ormanı
İnsanlığın özgürlük arayışında yüz akımız olan, dünyaya kattıklarıyla geleceğimizi güzelleştiren, örnek yaşamlarıyla namuslu olmanın ve namuslu kalmanın erdemini öğreten, ömürlerince doludizgin bir uzun koşuya çıkan değerlerimiz var.
Onlar, “insan” olduğumuzu anımsattı, duyumsattı; “insan” olmaya çağırdı insanları.
Onlar, ne yazık ki “hâlâ kahramanlara gereksinmesi olan” bir toplumun aydınlarıdır.
Adnan Binyazar’a göre “ışığı sönmeyenler”, Behçet Aysan’ın deyişiyle, “karanlık günlerin aydınlık yüzlü dostu”dur onlar.
Ulus ve tarih bilincine sahiptirler, yurtlarını severler çıkarsız; gerçek yurtseverdirler.
Emeğin ve aydınlığın savunucusudurlar, cesurdurlar, kararlıdırlar. Bilimin aklı, sanatın yüreğiyle yaşayan özverili güzelliklerdir onlar.
Her biri öncü ve usta kişilikleriyle bilim, kültür, dil, tarih, sanat dünyamıza güzellikler kattı, aydınlığımızı çoğalttı.
Aydınlıklarımızdı onlar, “önümüzde giden”.
Dal budak salıp yaratması ve yaşatması kolay olmayan aydınlık ormanının ağaçları oldular.
Ayakta öldüler ya da öldürüldüler.
Aydınlık bir yaşamı hak etmek, aydınlık ağaçlarının meyvelerini yemek, gölgesinde yaşamak kolay değil. Kolay yetişmiyor onlar çünkü.
Aydınlık ağacı olmak kolay değil, hele bu........



















































