Sendikacılığımızda Amerikan Yanlışı - Engin Ünsal
NATO toplantısı 8 Temmuz’da Ankara’da üye devlet liderlerinin Beştepe’ye gelişlerinde mehter marşlarının sonrasında çoğunun gümrüklerde bıraktıkları isimlerine özel hazırlanan tabanca hediyesinin gölgesinde yapıldı. Bu tuhaflığın yaşandığı toplantı sırasında hiç kimse NATO ile sendikacılığımız arasında var olan müthiş bir benzerliğin farkına varamadı ve konuya değinmedi.
NATO 1949’da ABD’nin öncülüğünde Rusya’nın yayılmasını engellemek için caydırıcı bir güç olarak kuruldu. Aynı ABD, aynı amaçla, kendi çıkarı için sendikacılığımızın genleri ile oynayarak onu sırtından bıçakladı. Komünizmin ülkede gelişmesini engellemek için sendikacılığımızı partiler üstü veya siyaset dışı sendikacılık modelini kabule zorladı, bunda da başarılı oldu.
İşçi sendikaları, ülke çapında örgütlü olan, temsil ettikleri işçi sayısı yönünden güçlü kuruluşlar olarak temel özgürlüklerin var olduğu demokratik ülkelerin en önemli hükümet dışı (non-governmental) sivil toplum örgütleridir. İşçi sendika yöneticileri basiretli davranıp sendika üyelerini ve işçileri sınıf bilinci ile donatıp onlardan bilinçli yurttaşlar yaratırlarsa hem endüstriyel ilişkilere hem de demokrasinin işleyişine olumlu katkıda bulunarak güçlü bir ülke, sosyal adalete dayalı mutlu bir toplum yaratma başarısını elde edebilirler.
Türk sendikalarının çok partili yaşama geçilen ve ilk sendika- toplu iş sözleşmesi yasası çıkarılan 1945’li yıllarda böyle bir şansı olabilirdi eğer sıcak savaş bitip Soğuk Savaş başlaması idi… Savaşın bitişi ile........
