menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mutlak butlan ve Yargıtay - Mustafa Kıcalıoğlu

11 0
latest

Ana muhalefet partisi CHP’nin seçilmiş yönetimini görevden alan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” olarak açıklanan kararı, kamuoyunda çok büyük tartışmalara yol açtı. Mutlak butlan hukuki işlemin kesin hükümsüz sayılmasıdır. Kamu hukukunda uygulaması olmayan bir kavramdır. Türk Medeni Kanunu’nun aile hukuku ve Borçlar Kanunu’nun sözleşmenin kurulması bölümlerinde yer almakta ve uygulanmaktadır.

CHP’nin 38. olağan kurultayında, parti yönetimi değişmiştir. Bazı delegelerin, seçimlerde yarar sağlandığı iddiasıyla açtıkları davalar birleştirilerek Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde karara bağlanmıştır. “Delegelerin iradelerinin fesada uğratıldığından söz edilemeyeceği ve eldeki delillere göre karar verilemeyeceğine ve asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” hüküm verilmiştir.

İstinaf başvurusu üzerine BAM 36. Hukuk Dairesi, görevli ve yetkili olmadığı halde, hukuk tarihimizde örneğine rastlanmayan bir karar vermiştir. Kararda; ihraç edilen iki üyenin, dava ehliyeti yokluğundan başvurularının reddine, diğer davacıların davasının kabulüyle 42. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılmasına, CHP 38. Kurultayı’nın, mutlak butlanla malul olduğunun tespitine ve iptaline, sonrasında yapılan kurultayların ve alınan kararların iptaline, Özgür Özel yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, önceki Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin tedbiren göreve iadelerine karar verilmiştir.

Dava; siyasi parti kurultayındaki seçimlerde, bazı delegelerin oylarının sakatlandığı iddiasına dayanan kurultayın iptali davasıdır. Kararda, “Dernek genel kurulu kararının iptali” olarak yazılmışsa da olayın dernekle ilişkisi yoktur. Medeni Kanun’un 83. maddesindeki düzenleme, genel kurulun değil, genel kurulda alınan kararın yok sayılmasına ilişkindir. Derneğin amacı dışında kalan konuda alınan maddi ödeme vb. kararın, butlanla geçersiz olmasıdır.

BAM’ın bu davaya bakma görev ve yetkisi yoktur. Özel hukuk davaları için görevli olan mahkemeler, kamu hukuku alanına giremezler. Hukukumuzda, yargı yolu ayrılığı kabul edilmiştir. Kimse, kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisini kullanamaz. (AY m. 6). Dava konusu olayda, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) görev ve yetkilidir. Seçimler yargı organlarının genel yönetim ve denetiminde yapılır. Başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri, şikâyetleri yapma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün şikâyetleri ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama görevi YSK’ye aittir. (AY m. 79). “Özellikle seçim süresince ve seçimden sonra” vurgusu yapılmıştır.

Siyasi partilerin kongre dahil bütün seçimleri yargı gözetiminde yapılır (SPK m. 21). Sözü edilen yargı organı “seçim yargısı”dır. Türk Hukuku’nda, dört yargı yolu /kolu vardır: Anayasa yargısı (Anayasa Mahkemesi), adli Yargı, idari yargı ve seçim yargısıdır. Siyasi Partiler Kanunu (SPK), siyaset kurumuna birtakım ayrıcalıklar tanıyan hükümler içerir. Siyasetin özellikleri ve seçimlerin ivedilikle sonuçlandırılması gerektiğinden seçimlere ilişkin güvenceler taşıyan, siyasi........

© Cumhuriyet