menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

30 Ağustos’un destansı ruhu - İhsan Tayhani

28 0
yesterday

Büyük Taarruz’un güncesi baş döndürücüdür! TBMM tarafından gıdım gıdım verilen (üçer ay) başkomutanlık yetkisini, 20 Temmuz’da son kez ve süresiz olarak üstlenen Mustafa Kemal Paşa, Ankara, Batı Cephesi Karargâhı, Akşehir ve Konya arasında düşmanı yanıltıcı-taktiksel bir koşuşturma içindedir.

Sakarya utkusundan sonra; askerin hazırlanması, yaşamsal önemdeki lojistik eksiklerin giderilmesi ve başarı odaklı stratejik planlamalarla geçen yaklaşık 11 aylık gerilimli ve zorunlu bir hazırlık geride kalmıştır. Akşehir’deki bir futbol maçının perdelediği 27/28 Temmuz 1922’deki komutanlarla yapılan toplantıda saldırı planına ilişkin son hazırlıklar gözden geçirilir. 30 Temmuz’da ise Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile saldırıyı ayrıntılandıran Gazi Mustafa Kemal, kabinenin onayını almak üzere 6 Ağustos’ta Ankara’ya döner.

Ağustos ortalarında bu onayı da alan Paşa, Ankara’dan ayrılacağı günün akşamı, birkaç arkadaşıyla yemekte buluşur. Ayrılırken onlara; “Taarruzu başlatmak için şimdi doğru cepheye gidiyorum” der. Masadakilerden biri, “Paşam, ya başaramazsanız?” deyince Paşa, “Ne demek istiyorsun? Taarruzun başlangıcından 14 gün sonra Yunanları denize dökmüş olacağım!” yanıtını verir. Çünkü artık o, iç cepheyi pekiştirmek için yurdun farklı yörelerinde çıkan iç isyanları bastırmış,........

© Cumhuriyet