Virüs kâbusu geri döndü
Kuş gözlemciliği yapmak adına dünyanın bir ucundaki atık depolarına gitmek, kuş beyinlilik değilse nedir?
Hayatta hiç başka sıkıntısı olmayan tuzu kuru Hollandalı bir çift.
Ülkelerinde asla göremeyecekleri üçüncü dünyanın uçsuz bucaksız bir atık alanında, “yaban hayatı” izlemek uğruna yerkürenin en dip noktasındaki şehir (Arjantin’deki) Ushuaia’ya gidiyorlar. Heyecan ve de macera tutkularını tatmin ettikten sonra, akabinde 5 yıldızlı otel konforunda turistik MV Hondius gemisine atlıyorlar.
Gemi, 1 Nisan da Ushuaia’dan Cabo Verde’ye doğru yola çıkıyor.
Kuş tutkunu Hollandalı erkek yolcu 6 Nisan’da hastalanıyor. 11 Nisan’da sizlere ömür, ölüyor.
Ölen yolcunun eşi, kocasının naaşını Hollanda’ya geri götürmek amacıyla, Atlantiğin ortasındaki Napolyon’un sürgün adası kuş uçmaz kervan geçmez Saint Helena’da, “Bunca macera yeter” diyen 23 yolcuyla beraber iniyor ve onlarla ayrı gayrı olmadan Johannesburg’a uçuyor. Ama Hollanda’ya dönemiyor. 26 Nisan’da zira kadın da (bulaşın başlangıcı bağlamında kullanılan) “sıfır yolcu”nun arkasından Johannesburg’da ölüyor.
Okyanusun ortasında, MV Hondius gemisinde, Hantavirüs kâbusunun tam nasıl başladığı gerçekte belli değil.
En yaygın açıklama bu: Bu çift gitti ve bu lanet virüsü çöplükten alıp medeniyetin bağrına taşıdı!
VEBA DA TAŞIYABİLİRLERDİ
Veba taşımadıklarına şükretmek gerekir.
Çöplükte hepatitten koleraya dek her şey olur.
Üstüne para verilse ayak basılmayacak, sağlık açısından türlü çeşitli sakıncalar barındıran bir alanı “kuş turizmine” açmak, nasıl bir başıboşluk?
Devasa sağlık riskleri üzerinde hiç mi kontrol yok? Uluslararası/yerel hiç mi denetim mekanizması........
