menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Daha kaç cenaze gerekiyor?

145 0
28.02.2026

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Maden kazasında hayatını kaybeden iki emekçi Ziya Kiret ve Veysel Oruçoğlu’na rahmet diliyorum.

Kimse konuşmadı, hatta unutuldu bile fakat hayatını kaybeden işçi Ziya Kiret 60 yaşında bir emekliydi. İki çocuğunun eğitim masraflarını karşılamak için çalışmaya devam ediyordu. İşçi sendikalarını ve muhalif partileri de anlamakta zorluk çekiyorum, kimse gıkını çıkarmıyor. 

Ancak artık açık konuşmak gerekiyor: Bu ülkede maden kazaları “olağan” bir haber başlığına dönüştürüldü. Birkaç gün konuşuluyor, birkaç taziye mesajı yayımlanıyor, ardından hayat kaldığı yerden devam ediyor. Ta ki bir sonraki göçüğe kadar.

Hatta 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma faciasında “kader”, “mukadderat” gibi ifadelerle toplumsal hafıza adeta uyuşturulmaya çalışılmıştı. Demek ki istenen noktaya gelindi. Oysa 301 insanın aynı vardiyada, aynı işletmede, aynı sistematik ihmal zinciri içinde hayatını kaybetmesi kader olabilir mi? Bu ancak ve ancak politik, idari ve ekonomik tercihlerin sonucu olabilir. Üstelik o faciadan sonra “bir daha asla” denileceği, denetimlerin en üst şekilde uygulanacağı sanılmıştı.

Ama hiçbir şey değişmedi.

Maden işçileri öylesine ağır koşullarda çalışıyor ve yaşamak zorunda bırakılıyor ki işçilere özlük hakları bile verilmiyor. Sırf bu yüzden İzmir’in Kınık ilçesinde Polyak Eynez Madencilik’te çalışan 1243 maden işçisi, ödenmeyen maaş ve banka promosyonları ile özlük haklarının güvence altına alınması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle protesto yürüyüşü düzenledi. Haklarını alamadıklarını belirten işçiler, Kınık Meydanı’na yürüyerek seslerini duyurmaya çalıştı.

Bir işçi, “60 gündür maaş alamıyoruz. Çocuklarımızın geleceği için yürüyoruz” derken bir başka işçi “Geçinemiyoruz, susmuyoruz, geri adım atmıyoruz” dedi. Bir madencinin de “Evde tüpüm bitti” sözleri ise yaşanan ekonomik sıkıntının boyutunu ortaya koydu.

Karl Marx, Kapital’in birinci cildinde (Sol Yayınları) emeğin değeriyle ilgili şu tespiti yapıyor: Emek gücünün........

© Cumhuriyet