menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rant zehri

25 0
17.08.2026

Acının bir kez daha yıldönümü. Gölcük merkezli 1999 Marmara depreminde yitirdiğimiz binlerce canımızı anıyoruz. O kara gecenin ardından verilen “Sorumlular bulunacak, bir daha yaşanmaması için önlemler alınacak” sözlerinin havada kalışı ise çaresizlik duygusuyla acıyı daha da katlıyor. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri, yıllar içinde ders almadığımızın göstergesi...

Deprem ülkemizin gerçeği ama siyasetin kutuplaştırıcı zehrinde çözüm için uzlaşmak, ortak bir yol haritasında yürümek pek mümkün değil. İktidar yandaşlı, rant merkezli, “Hallederiz, ben yaptım oldu” bakışı, liyakatsizlik, akıl-bilimden kopukluk; depreme karşı dayanıklı doğayla uyumlu şehirler inşa etmenin, toplumu bu konuda bilinçlendirmenin, yurttaşın hak sormasının, hakkını almasının ne yazık ki çoğu kez önünde. Hâlâ konteynerlerde yaşam savaşı veren depremzedelerin, kimi TOKİ konutlarında kullanılan kötü malzemelerin haberleri sürüyorsa, sorumlular bulunamıyorsa bu mücadelede sınıfta kalındığı ortada.

Konu partiler üstü. Konu, sosyal devletin görevi olan yurttaşın can güvenliği, barınma hakkı. Konu bir ülkenin geleceği, ulusal güvenliği. Ama gerçeğimiz hepimizin bildiği “ama”larla dolu. Türkiye’de depreme dayanıklı konut ihtiyacı ortada. Ancak yerelden ulusal düzeye izlenen politikalara baktığımızda, genel olarak yurttaş için ekonomik açıdan ulaşılabilir, karşılanabilir, güvenli barınma konusu zorlu bir hedef. Ekonomik kriz, yerinde dönüşüm projelerindeki sorunlar, açgözlü müteahhitler, “rezerv bölge” tartışmaları, AVM, binalar arasında kaybolan deprem toplanma alanlarına kadar yakıcı bir dizi sorun sürüyor. Kâğıt gibi yıkılan........

© Cumhuriyet