menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Otomotiv uçar gider!

7 0
yesterday

Bugün Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrek büyüme rakamları açıklanacak. Beklentiler, sıkı para politikasının etkisiyle büyümenin belirgin şekilde yavaşladığına işaret ediyor. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 4.7 olan büyümenin bu yıl yüzde 2.2-3 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor.

Büyümedeki yavaşlama şaşırtıcı değil. Son üç yıldır ekonomiyi ayakta tutan tüketim, inşaat, turizm ve hizmetler bu dönemde de büyümeye en büyük katkıyı vermeye devam edecek. Bu alanlarda da ivme kaybı yaşansa bile tablonun çok değişmesi beklenmiyor.

Asıl dikkat çekici olan ise üretimin giderek ekonomideki ağırlığını kaybetmesi.

Türkiye’yi birçok Ortadoğu ülkesinden ayıran en önemli özellik güçlü imalat sanayisiydi. Ancak son yıllarda bu avantaj hızla eriyor. Rakamlar bunu açık biçimde gösteriyor.

Gayrisafi yurtiçi hasıla içinde sanayinin payı 2022’de yüzde 29 seviyesindeyken 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 17.7’ye kadar geriledi. İmalat sanayisinin payı ise aynı dönemde yüzde 23.6’dan yüzde 15’in altına düştü.

Bu tablo yalnızca bir istatistik değil. Tekstilden beyaz eşyaya, makineden otomotive kadar birçok sektörden gelen uyarılar, Türkiye’nin henüz yüksek katma değerli üretime geçemeden sanayiden uzaklaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Bu endişeyi en net yaşayan sektörlerin başında ise otomotiv geliyor.

Uzun yıllardır Türkiye’nin ihracat şampiyonu olan otomotiv sektörü, belki de son 30 yılın en kritik kırılma döneminden geçiyor. Bir zamanlar “Avrupa’nın üretim üssü” olarak görülen Türkiye, bugün Avrupa Birliği’nin değişen sanayi politikalarının dışında kalma riskiyle karşı karşıya.

Renault Türkiye’nin eski genel müdürlerinden, sektörün duayen isimlerinden İbrahim Aybar ile zaman zaman........

© Cumhuriyet