menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Önce ayakta kalalım, sonra markalaşırız

30 0
22.06.2026

Türkiye’de siyasi gündemin herkesi çok yorduğu malum. Her gün farklı bir tartışmaya uyanıyoruz. Hukuksuzluklar, haksızlıklar, belediyelerle başlayıp şirketlere bulaşan kayyım atamaları...

Bu başlıkların arasında sessizce büyüyen bir kriz var: üreten Türkiye’nin krizi.

Hazırgiyim ve tekstil sektörü bu tablonun en görünür örneklerinden biri. Yıllarca Türkiye’nin ihracat şampiyonu olan, milyonlarca kişiye istihdam sağlayan sektör bugün sipariş kaybı, artan maliyetler ve kapanan fabrikalarla mücadele ediyor.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), sektörün en eski meslek örgütlerinden biri. 1980’lerden bu yana ihracata dayalı ekonomik modelin gelişimine tanıklık eden dernek; Hasan Arat’tan Nur Ger’e, Umut Oran’dan Osman Benzeş’e uzanan isimlerle sektörün dönüşümünü izlediğim bir yapı.

Yıllar içinde güçlü bir başarı hikâyesi yazan tekstil ve hazırgiyim sektörü, bugün son yılların en ağır krizlerinden birini yaşıyor. TGSD bu süreçte hazırladığı raporlarla sektörün sesini verilerle ve önerilerle duyurmaya çalışıyor. Bu krizi ortak başkanlar Toygar Narbay ve Dr. Ümit Özüren ile konuşmak için bir araya geldik.

Rakamlar sektörün stratejik önemini açıkça gösteriyor. Hazırgiyim ve tekstilin toplam ihracatı 26.2 milyar dolara ulaşırken sektör tek başına 14 milyar dolarlık dış ticaret fazlası yaratıyor. Toplam üretim büyüklüğü 45 milyar dolar seviyesinde. 846 bin kişiye istihdam sağlayan sektör, sanayi........

© Cumhuriyet