İstanbul “İptal” Dedi, Sorbonne “Hayır”
Memlekette bazı kelimeler var; bir dönem gündemin modası oluyor, sonra her cümlenin içine sızıyor. “Dönüşüm” oldu, “vizyon” oldu… Şimdilerde en hızlı yayılan kelime “iptal”. Sanki ülkenin üstüne dev bir kumanda bırakılmış: hoşumuza gitmeyene basıyoruz, içimize sinmeyeni siliyoruz, karmaşık bulduğumuzu “kapatıyoruz”.
Randevuyu iptal ediyoruz. Aboneliği iptal ediyoruz. İlişkiyi iptal ediyoruz. Birbirimizi iptal ediyoruz. Bir süredir de diplomayı iptal ediyoruz.
Oysa diploma dediğin şey yalnızca bir mezuniyet belgesi değil; bir kurumun, “Ben bu kişiye eğitim verdim ve bu yeterliliği tanıyorum” diye attığı imza. İmza, güven demektir. Güven sarsılırsa kâğıt da sarsılır, duvar da sarsılır; çünkü mesele bir kâğıt parçası değil, kurumun kendine dair verdiği sözdür.
“Tam da bu noktada, okuduğum haber bir ayrıntıyı büyütüyor: İmamoğlu’yla birlikte diploması iptal edilenler arasında yer alan Prof. Dr. Naciye Aylin Ataay Saybaşılı için Sorbonne cephesinden dikkat çekici bir karar çıktığı aktarılıyor; doktora diplomasının iptali talebi reddediliyor. Paris, kibar ama net bir dille şunu demiş oluyor: ‘Bu doktora sürecinde bir ihlal görmüyorum; derecemi geri almam.’”
Bu cümlenin ağırlığı, bizim tartışmayı nereye taşıdığımızla ilgili. Çünkü diplomayı........
