Bizim sevgili Luce’miz
Sevgili Lucescu’yu kaybettik. Çok üzgünüm. Ama böylesine değer görerek, böylesine sevilerek aramızdan ayrılması hep tek tesellim olacak. Kendisiyle birkaç kez yüz yüze görüşmelerim olmuştu profesyonelce. Eşiyle beraber bir Türk lokantasında yemek yemişliğimiz ve uzun uzun sohbet edişimiz de. Beşiktaş’tan ayrılırken son röportajını bana vermesi ise büyük onurdu benim için.
Beşiktaş’a oynattığı oyunu önceleri pek anlayamamıştım. Hatta biraz sıkıcı bile bulmuştum. “En iyi müdafaa hücumdur” ekolünden gelen ve Beşiktaş’ı hep rakip alanda gol ararken izlemiş biri olarak normaldi bu. Ama sonra adeta bir aydınlanma yaşadım. Hücum futbolunun karşılığı savunma değildi bir kere. Oyunu çift yönlü oynayabilmek, oyuna hâkim olarak hızı kontrol edebilmek gibi çok farklı detayların da önemi vardı günümüz futbolunda. Beşiktaş’ta ince ince bu yapıyı oluşturdu Lucescu. Ve 100. yılın........
