menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Soros’un safında mı olunmalı?

25 0
21.04.2026

Bu hafta, yakın coğrafyamızdaki önemli bir gelişmeyi, Bulgaristan seçimlerini yazmayı düşünüyordum. Fakat son aylarda, dünyadaki önemli bazı olaylar hakkında Atatürkçü kesimde de yanlış anlamalara denk geldiğim için bu yazıda bunlara değinmek istiyorum.

Birincisi, İran konusu. Atatürkçülüğün özüne baktığımızda Atatürk’ün değer yargılarının her şeyden önce tam bağımsızlık anlayışına dayandığını görürüz. Zira Atatürk, diğer hiçbir ilkesi için “Ya bu ilke, ya ölüm” demezken Kurtuluş Savaşı’nın başında, o en karanlık günlerde “Ya istiklal ya ölüm!” demiştir. Bu eksende, komşu ülkelerdeki gelişmelere bakarken bir, bu ülkelerin Türkiye’yle ilişkileri, bir de bu ülkelerin büyük devletlere karşı ne şekilde bir mücadele verdiğine bakılmalı. Her şey bir yana, sağduyulu bakış bunu gerektirir. Mesela, hiç sevmediğiniz, huyunu suyunu beğenmediğiniz komşunuzun evine güpegündüz bir hırsız girse, komşunuzu ve ailesini yaralayıp evde ne var ne yok götürse siz komşunuzu sevmeseniz bile “Oh olsun!” demek yerine endişeye düşersiniz. Çünkü burada mesele, komşunuzun kim olduğu değil, bugün onun evine güpegündüz giren hırsızın yarın sizin de evinize girebilecek olmasıdır.

İşte, Trump’ın “bölgeye demokrasi getirme” gibi........

© Cumhuriyet