menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

84 126
19.02.2026

Türkiye yeni Adalet Bakanı’nın kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı. Daha önce AKP’de bakan yardımcılığı yapan Akın Gürlek, adeta “CHP’den Sorumlu” Cumhuriyet Başsavcısı sıfatıyla partinin üzerine çöktüğünde de yine benzer bir şaşkınlık yaşamıştık. Şimdi ise Cumhuriyet Başsavcılığından Adalet Bakanlığı’na atandı. Bu atamanın ne kadar yasal ve kabul edilebilir olduğu tartışmaları sürüyor.

Gürlek, ilk röportajında, “86 milyonun Adalet Bakanı olacağım” diyerek adalet ve eşitliğe riayet edeceği doğrultusunda güven vermek istedi. Ne kadar inandırıcı oldu veya bu cümle ne kadar güven saçtı, çevrenize sorabilirsiniz. Böylece kendi kamuoyu araştırmanızı da yapmış olursunuz!

Tesadüfe bakın, yeni Adalet Bakanı atandıktan sonra, birkaç günde “mutlak butlan” davaları yeniden gündeme alındı ve CHP’nin kayyuma devredileceği konusunda haberler peşi sıra yayınlanmaya başladı. Hatta el yükseltilerek, CHP’nin yine “Kılıçdaroğlu hak-hukuk-adaleti”ne devredileceği (!) ve Kılıçdaroğlu’nun da Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı adayı olarak göstereceği CNN Türk’te ciddi bir olasılık olarak konuşuldu!

AKP iktidarı coşmuş durumda! Belediye tutuklamaları, yasa dışı bahis-iddia operasyonları derken uyuşturucu baskınları da dur durak bilmeden devam ediyor. Bunlara tabii ki hukuki bir itirazımız olamaz; ortada bir suç varsa, kim olursa olsun cezasını çekmeli, ama “kim olursa olsun.” Bu baskınlar toplumun tek kesimine gözdağı verme metodu yerine yandaş-muhalif ayrımı olmadan her kesimine uygulanabiliyor mu, önemli konu bu! Bir yandan, İBB Başkanı’nın bütün itirazlarına rağmen, büyük bir hukuksuzlukla Kanal İstanbul’a devam edilirken, bir yandan da Boğaz’ın köprüleri ve otoyollarının yandaş şirketler aracılığıyla satışa çıkarılacağını öğrendik. Özgür Özel’in de evvelsi gün mitingde söylediği gibi, "Öyle bir noktaya geliyoruz ki, en önemli varlıklarımızdan bir tanesi, yani birinci köprü ve ikinci köprü ve yedi tane otoyolu satmaya kalkıyorlar. Hem de nasıl satmak! Bu satacağız dediklerinin yıllık geliri 600 milyon dolar. Yüzde 98 kâr, yüzde ikisi sadece bakım ve onarım masrafı.” Yani devletin sürekliliği olan gelir kalemleri yok ediliyor. Değişik kaynaklarda dolaşan bilgilere göre, yıllık geliri 600 milyon dolar olan yeri, nakit 3 milyar dolar için gözden çıkaracaklar. Ki zaten burada mevzu para değil, isterlerse 300 milyar dolar versinler!

Her şeyin ötesinde bir konu var. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla okullara “Ramazan Ayı Etkinlikleri” listesi........

© Cumhuriyet