Mesele öyle değil dekan bey!
Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.
Geçen hafta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dokuz yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala’nın duruşması vardı.
Tabloyu şöyle anlatayım: Boğaziçi Üniversitesi’ni tarumar edebilmek için üniversiteye çok sayıda yeni kadro alınması gerekiyordu. Bunun için tarihinden beri olmayan hukuk fakültesi kurulması kararı alındı. Hukuk fakültesine atanan dekan Ali Emrah Bozbayındır, AİHM’de Kavala’ya karşı savunma yaptı. Protesto hakkının darbe sayılmasının, AİHM ya da AYM kararlarının uygulanmamasının, bir vekil hakkındaki tahliye kararının yok sayılmasının, bu kararı veren AYM hâkimleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasının, hatta bir siyasetçinin hâkim yapılarak karar vermesinin hukuka uygun olduğunu anlatmak zorunda kaldı. Geldiğimiz noktada ülkemizdeki hukukun da Boğaziçi Üniversitesi’nin durumunun da resmi gibiydi.
Ancak öyle bir an var ki...
BERAAT KARARI NASIL VERİLDİ
Mahkeme görüntülerini izlerken o anı özellikle not ettim. Zira bu konuyu hem 2020’de hem 2023’te ayrıntılarıyla yazmıştım. Gezi davası hakkında ilk yargılamayı yapan mahkeme heyetinin beraat kararı vermesinin ardından olanlardan söz ediyorum. Bozbayındır, bilerek mi bilmeyerek mi bilmem, AİHM’deki duruşmada açık bir çarpıtma yaptı.
Olan biteni yeni bilgilerle en başından şöyle anlatayım.
Gezi davasında ilk yargılamayı hâkim Galip Perk başkanlığındaki heyet yapıyordu. Bu heyet, 18 Şubat 2020 günü tarihi bir karar verdi: Beraat!
Gerekçeli kararda detaylarıyla anlatılıyordu.
Kararda; Gezi olaylarının doğa koruma odaklı başladığı, ancak sonrasında şiddet eğilimli yapıların karışmasıyla hükümeti değiştirme eylemine dönüştüğü anlatılıyordu.
Gelgelelim işte hukuk burada devreye giriyordu. Eldeki bulgulara bakan hâkimler; Osman Kavala başta olmak üzere bugün hapiste bulunan sanıkların eylemin şiddete dönüşmesine ve eylemi ülke çapına yaydıklarına dair somut hiçbir delilin bulunmadığını tespit etti. Kısacası Gezi’de, şiddet yoluyla hükümeti devirmek isteyen varsa bile bunlar ne Osman Kavala ne Can Atalay ne Çiğdem Mater ne Tayfun Kahraman ne Mine Özerden’di.
DELİLLERİN TAMAMI SANIKLARIN LEHİNE
Karar; soruşturma aşamasındaki evrakın; Emniyet’teki Nazmi Ardıç gibi, savcılıktaki Muammer Akkaş gibi,........
