Haluk Levent’in sömürdüğü kadınlar
Yıllar yıllar önceydi... Telefonda kendisini başsavcı olarak tanıtıp “Hesabınızı terör örgütü ele geçirmeye çalışıyor, paranızı bize verin, biz de parayı Merkez Bankası’na yatırıp bir süre sonra size geri vereceğiz” diyen kişilerce 4 milyon 500 bin lira dolandırılmıştı. Adı Erdener Yurtcan’dı. Yani, dolandırıcılık ve sahtecilik üzerine kitapları olan ceza hukuku profesörü.
Haluk Levent dosyasını okurken bu mesele geliyor aklıma. Korku, güven, ihtiyaç; dolandırıcıların üç kilit kelimesidir. Korku mantığı yok eder, güven manipülasyonu kabul ettirir, oluşan acil kurtuluş ihtiyacı ise parayı teslim etmeye dönüştürür.
Haluk Levent nasıl ki milyonlarca insanda yarattığı hayal kırıklığını adım adım örerken tipik dolandırıcılık yöntemlerini kullanmışsa özelde de insanların zor dönemlerdeki duygularını sömürmüş. Bu dediğimi, tutuklanma talebiyle sevk edildikleri mahkemede savunma yapan üç kadının dediklerine bakarak bile anlayabiliyoruz. Yorum yapmadan aktarıyorum.
‘KENDİMİ SALAK GİBİ HİSSEDİYORUM’
Nurdan Eriş: Bu beyefendi ile 2016 yılında İsviçre’de tanıştım, benim orada kurulu işim vardır. Bu adam bana çok duygu sömürüsü yaptı. Şüpheli Haluk Levent ile İsviçre’de evliliğimiz vardır. Benim çocuklarım babasız büyüdüğü için ona bağlandılar, beni kandırdı. 2018 yılında orada evlendik. 2018 yılında ben şirketimi sattım, ondan önce de ona para göndermiştim Amerika’daki şirketimden. Beni kullandı, kendi şirketimi 2018 yılında sattım, 30 milyon Frank’a yakın para aldım. Çoğu zaman “Borcum var, ödemem lazım, tefeciler var, peşimde mafya var” diyordu. Bir kere de pandemi zamanıydı, Ahbap diye bir proje yapmışlar, ona para gönderdim. Ben yurtdışında yaşadığım için beni saf bulmuştur. O paraları da direkt ona göndermedim. Belirttiği gibi ilk önce Emrah Bey’e, Zafer Yay’a gönderdim.
Şu an kendimi........
