Köy Enstitüleri
Köy Enstitülerinin kurulmasıyla, bakan buyruğuyla “öğretmen okulu”na dönüştürülmesi birkaç ay içinde gerçekleştirildi. Bu, Milli Eğitim’de bir yıkım yaratmıştır.
Çağdaşlığa ayak uydurmanın başlangıcı olan Köy Enstitüleri, eğitimde uygarlığa açılan bir bilgi atılımı olmuştur.
Bu gelişimin özünü kavramak için Kemal Kocabaş’ın yazdığı Köy Enstitüleri’ndeki Ekrem İmamoğlu’nun yazısına göz atmak yeter.
“Köy Enstitülerinde mesleki eğitim vardı. Ziraat, demircilik, marangozluk, balıkçılık, dikişnakış gibi meslekler öğretilirdi. Her öğrenci yılda 25 klasik kitap okurdu. Her öğrenci mandolin, akordeon, keman ya da bağlama enstrünmanlarından birini çalmak zorundaydı.”
PROF. DR KEMAL KOCABAŞ GERÇEĞİ
Köy Enstitüleri kitabının (2022) yazarı Kocabaş, “önsöz”de aydınlatıcı bilgiler veriyor:
“Köy Enstitüleri ‘bilimsel mitoloji’ ile kurulmuştur. Arkasında Mustafa Necati’nin döneminde kurulan Köy Muallim Mektepleri, eğitmen kursları ve Köy Öğretmen Okulları gibi uygulamalar var. Ayrıca 1940’lı yıllardaki acil gereksinimlerin etkisi de........
