menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Otoriter rejimlerin korkusu ''Halk'' (1)

10 0
yesterday

                              

Otoriter rejimin ordusu var, polisi var, ekranları var, sermaye grupları var; onu geceleri uyutmayan tek şey kontrol edemediği muhalefettir. Bu rejimler tarih boyunca aynı işe kafa yordu ya muhalefeti ortadan kaldırmak ya da kendi istediği biçime sokmak. Sandıktan çıkarak devleti ele geçiren bir siyasi hareketin kalıcı bir rejime dönüşebilmesi için aşması gereken son eşik muhalefetin tasfiyesi. Bu tasfiyenin şekli ülkeden ülkeye değişiyor. Kimi yerde hapishane kapısı kim yerde kapatma kararı bazen bir suikast kurşunu bazen yok sayılan bir sandık. Kimi yerde de en sinsi kabul edilen muhalefetin başına iktidarın seçtiği isimlerin oturtulması.

Sandıktan çıkarak kalıcı bir rejim inşa hareketi, okullar açar, sağlık sistemini büyütür, zaman içinde devleti kendi partisiyle kaynaştırır. Ordu ve mahkemeler partinin emrine girer. Nerde partinin bittiği nerde devletin başladığı belli olmaz hale gelir. Bürokrasiyi bağlamak, propaganda medyasını döndürmek ve güvenlik güçlerini sadık tutmak büyük bir sermaye gerektirir. Otoriterleşmeyi besleyen asıl güç mülkiyetin el değiştirmesidir. Rejimi ayakta tutan ideoloji değil toprak, maden, ihale olur. Parti ülkeyi yöneten bir siyasi örgüt olmaktan çıkar devletin mal varlığını üzerine geçiren dev bir şirkete dönüşür.

Yoksullaşan kitlelerin içinde örgütlenen muhalefet iktidarın kurduğu çarka dokunduğu, paranın aktığı musluğa el attığı anda hukuk devreye girer.

İktidar sandıkta yenemediği, halkın sevdiği bir ismi alıyor önce ajan diyor sonra dış güçlerin projesi en sonunda vatan haini koskoca bir siyasi rakip milli güvenlik dosyasına........

© Bizim TV