100 Milyon Kaybetmek Mesele Değilmiş!
En düşük emekli maaşının 23.552 TL, asgari ücretin 28.075 TL olduğu; TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Raporu’na göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 37.800,92 TL, yoksulluk sınırının ise 123.130 TL'ye ulaştığı bir dönemde, fon soygununda milyonların, milyarların kolaylıkla telaffuz ediliyor olması nasıl bir ekonomik dengesizliğin sonucudur?
Siyasi iktidarla iltisaklı, 30’lu ve 40’lı yaşlardaki isimlerin ve ailelerinin üzerlerine kayıtlı yatlar (dünyanın en pahalı 4 yatından biri), katlar, ultra lüks araçlar (Lamborghini, Ferrari, Bentley, Rolls-Royce, Bugatti…) sıra sıra, dizi dizi…
Bu boyutta rakamlar ortada dolaşınca rakam algımız da karışıyor! Eski bir bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı tam 163 milyonu tereddütsüz olarak tek bir hisseye yatırıyor; herkes alınan 2,2 milyara odaklanıyor ama kimse "Bu 163 milyonun kaynağı nedir, nasıl elde ettin?" demiyor!
AKP Ekonomi İşlerinden Sorumlu Nihat Zeybekci, yüzlerce milyonu fona yatırdığını, fonda kalan parasının 250 milyon olduğunu açıklıyor; iyi para! Ama bu durum onu etkilemiyor!
AKP’nin kuruluşundan itibaren kritik görevlerde bulunan, 2018-2021 yılları arasında Tarım ve Orman Bakan Yardımcılığı yapan Mustafa Aksu da 10 Eylül’de Tera’nın likit fonuna giriş yaptığını ancak çıkış yapamadığını belirtiyor. Kaybettiği paranın sorulması üzerine miktar açıklamadan, paranın "100 milyon mertebesinde" olduğunu söyleyip camiasında böyle bir şeyle karşılaştığı için üzgün olduğunu ifade ediyor: “Çok rahatsızım, sinirliyim, rencide oldum; mesele 100 milyon değil, kandırılmış olmak.”........
