ABD’ye Özgü Kavramlar Sözlüğü – SNAP
Sözlük’ün[1] bir önceki maddesinde ABD’deki kısaltma bolluğunu ve düşkünlüğünü siyaset, spor, iş dünyasından örneklerle ele almıştık. Bu seferki madde de bir kısaltma. ABD’nin varlık içinde yokluk ülkesi hallerinin çarpıcı tezahürlerinden biri olduğu için kendi başına ele alınmayı hak ediyor, SNAP. NASA, NATO gibi birçok insanın açılımını bilmese de kısaltmasıyla aşina olduğu “Supplemental Nutrition Assistance Program”ını, Takviye Gıda Desteği Programı diye çevirebiliriz.
Dar gelirli birey ya da ailelerin sağlıklı beslenmesi için Tarım Bakanlığı’nın idaresindeki bu yardım uzun yıllar kupon marifetiyle uygulandığından amiyane tabirle “yiyecek/besin kuponu” programı (food stamp) diye de biliniyor. Gerçi dijital teknoloji sayesinde vatandaşlar nicedir kuponlarla uğraşmak zorunda değil. Yardım miktarı EBT[2] denilen ATM kartı benzeri bir karta yükleniyor ve onaylanmış işletmelerde nakit gibi kullanılabiliyor. Bu kartla satın alınabilecek besinlerde bazı kısıtlamalar var. Sebze, meyve, et, süt ürünleri, ekmek ve hatta atıştırmalıklar (örn. cips) ya da meşrubat alınabiliyor ama alkol, sigara, vitamin ya da sıcak satılan yemekler (örn. tavuk çevirme) kapsam dışında. Diğer kısıtlamalar makul kabul edilse de sıcak servis edilen yemeklerin alınamaması epeydir eleştirilmekte. Yasa koyucular, programın gıdaya ucuz erişimi hedeflediğini, hazır gıdanın evde pişirilene kıyasla daha pahalı olduğunu gerekçe gösterirken bazı uzman ve aktivistler bu sınırlandırmanın özellikle yaşlılar, evsizler ve engellileri müşkül duruma soktuğunu öne sürüyor. Bazı eyaletlerde bu gruplar için istisnalar mevcut.
1930’ların sonlarına doğru ortaya çıkan SNAP’in o zamanki hedefi sadece yoksulların gıdaya erişimini kolaylaştırmak değil, çiftçinin elindeki mahsul fazlasını da değerlendirmekti. Yani serbest piyasanın yapamadığını devlet eliyle gerçekleştirmek, arzla talebi buluşturmaktı. Roosevelt hükümetinin Yeni Mutabakat çerçevesindeki refah devleti reformlarının İkinci Dünya Savaşı kaynaklı askerî Keynesgil kalkınma hamleleriyle örtüşmesi sonucu yaşanan ekonomik büyümeyle birlikte programa gerek kalmadığına hükmedildi, dört senelik bir tecrübeden sonra 1943’te feshedildi.
Lyndon Johnson’ın “Yoksullukla Savaş” kampanyası kapsamında 1964’te tekrar uygulamaya konulan SNAP, 1965’te yarım milyon ABD’liyi kapsıyorken bu rakam 1971 yılına gelindiğinde 10 milyonu bulmuştu. 1973’te çıkarılan bir yasa bütün eyaletlerin en geç 1974 ortası itibarıyla bu programı tatbik etmesini zorunlu kıldığından 1975’e gelindiğinde gıda yardımı alan nüfus 15 milyonu görecekti. Ve 1980 ekonomik kriziyle birlikte devrisi yıl 22.5 milyon rekoruna ulaşılacaktı. O tarihlerde........
