menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kadıköy'ün kitaplarla kurulan yeni meydanı

34 0
03.07.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Kadıköy, demografik yapısı ve kent kimliğiyle uzun süredir iktidarın hedefinde; yerelde türlü müdahaleye göğüs germeye çalışıyor. Yaşam biçimini, kamusal alanlarını ve kültürel dokusunu korumaya direniyor. Gençlerin buluştuğu mekânlardan sokaklara taşan masalara, melodilere, kahkahalara uzanan yasaklara; kentsel dönüşüm adı altında yürütülen rant projelerinden yeşil alanlara, geçmişin izlerini hızarla silen kimliksiz yapılaşmaya, bellek mekânlarına kadar uzanan müdahalelere… Haydarpaşa Garı’nın “dönüşümü”, arkasındaki rant girişimleri ve iskelede bütün bilimsel veriler göz ardı edilerek dolgu zemine yapılmak istenen devasa cami projesi de bu müdahalelerin simgeleri oldu. Yıllardır Kadıköy’ün yaşam kültürünü dönüştürmeye dönük girişimlere tanıklık ediyoruz.

Bunların her biri başlı başına bir yazı konusu. Ben bugün, bütün bu müdahalelere karşı güçlü ama bambaşka bir direniş biçiminden söz etmek istiyorum. Son kez Haydarpaşa Garı’nda, Gar’ın kamusal niteliğini koruma mücadelesinin de parçası olarak büyük katılımla düzenlendikten sonra son noktada CHP’li belediyelere ait vakıf varlıklarından Gazhane’ye de el konulması sonucu alansızlık, pandemi gibi sorunlarla kesintiye uğrayan Kadıköy Kitap Günleri’nin dokuz yıl sonra yeniden doğuşundan… Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı’nın yerel yönetimi yalnızca altyapı hizmetleriyle sınırlamayan; kültürü, düşünceyi ve kamusal yaşamı belediyeciliğin asli sorumluluklarından biri olarak gören yaklaşımıyla Kitap Günleri’nin belediye bahçesinde yeniden hayat bulmasından.

Haydarpaşa Garı, İstanbul’un ortak belleğinin en güçlü duraklarından biriydi; insanların buluştuğu, ayrıldığı, kavuştuğu, yolculukların başladığı bir kamusal mekândı. Kadıköy Kitap Günleri’nin Gar’a taşınması da başlı başına kültürel bir tercihti. Çünkü kitaplar da insanlar gibi yolculuğa çıkar; kentlerin hafızasını taşır, kuşakları birbirine bağlar. Kitap Günleri burada yalnızca bir etkinlik değil, Gar’ın bir gar olarak yaşamasını savunan mücadelenin de parçasıydı. Gar kullanılamaz hâle gelince Kitap Günleri de dokuz yıllık bir kesintiye uğradı. Bu nedenle bugün belediye bahçesinde yeniden açılması, salt mekânsızlık sorununu aşmak değil; kamusal kültür anlayışını yeniden kurma iradesi olarak bir direniş biçimi.

Yerel yöneticilerin kültüre bakışı aslında insana........

© Birgün