Safralardan kurtulmak şart: “Mutlu Azınlık” gitmeden olmaz
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Geçen hafta Türkiye kamuoyunun gündemine oturan iki isim, ülkenin içinden geçtiği sosyo-ekonomik yarılmanın en acı ve en net özetini sundu. Biri, bir fon aracılığıyla birkaç ay içerisinde 2 milyar liranın üzerinde para kazandığı iddia edilen AKP’li Fatma Betül Sayan Kaya; diğeri ise derinleşen geçim derdi yüzünden kendi canına kıyan emekli Ali Şekirlioğlu. Bu iki isim, yalnızca iki farklı hayatı değil, iktidarın ekonomi-politik tercihleriyle bilinçli olarak inşa ettiği "İki Türkiye"yi sembolize ediyor.
Dünya Eşitsizlik Veritabanı (WID) raporlarına göre en zengin yüzde 10’un toplam servetin yüzde 67'sinden fazlasını kontrol ettiği, TÜRK-İŞ verilerine göre ise açlık sınırının asgari ücreti fersah fersah aştığı bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız. Bugün yaşananlar sadece konjonktürel bir daralma ya da enflasyonist bir kriz değil, yapısal, derin ve geriye dönüşü olmayan bir tıkanmadır. Erdoğan ve Şimşek önderliğinde sürdürülen bu ekonomik modelin faturası tıpkı servet dağılımında olduğu gibi homojen dağılmıyor. Nüfusun yüzde 80’i reel ücret erimesine bağlı olarak barınma ve gıda dahil en temel ihtiyaçlara ulaşma çabası altında yaşam mücadelesi verirken, bu yoksulluğun simetriğinde iktidarın çeperine eklemlenmiş dar bir zümrenin devasa, hak edilmemiş servet birikimi duruyor.
İKİ TÜRKİYE VAR
Sermayenin ve servetin bu derece kuralsız, şeffaflıktan uzak ve hukukun denetimi dışında tek elde toplanması bir sistem hatası değil, sistemin ta kendisidir.
Geçmişte Melih Gökçek dönemiyle simgeleşen kentsel rant ve kamusal kaynak talanından, Binali Yıldırım ve çevresinin uluslararası offshore belgelerine yansıyan servet tartışmalarına kadar uzanan çizgi, bu rejimin sermaye birikim modelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda bugün Borsa İstanbul’da patlak veren fon manipülasyonları, SPK kararları öncesi gerçekleşen şüpheli milyarlık hisse satışları, "insider trading" (içeriden öğrenenlerin bilgi) iddiaları ve eski bakan Fatma Betül Sayan........
