Hem muhalefete hem emekçiye butlan
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Türkiye, yargının siyasal alanı yeniden dizayn etmenin kurumsallaşmış bir aracı haline getirildiği, hukukun adeta bir giyotin gibi kullanıldığı karanlık bir dönemden geçiyor. Ana muhalefet partisi CHP’ye “mutlak butlan” kararı ile yapılan bu müdahale, hukuki bir uyuşmazlık ya da sıradan bir iç işleyiş krizi olarak görülemez. Karşımızda çok net bir siyasi mühendislik operasyonu duruyor.
Bu süreçteki en hazin ve ibretlik tablo ise, yargı eliyle açılan bu cepheye, 2023 kurultayında partinin yönetimini kaybeden çevrelerin de eklemlenmiş olmasıdır. Kendi parti içi iktidar hesaplarını, ülkenin kaderinin önüne koyan bu odaklar, iktidarın oyun kurucu olduğu masaya gönüllü birer figüran olarak oturmuşlardır. Bu ortaklık eliyle üretilen “butlan” hamlesi; 31 Mart seçimlerinden birinci parti olarak çıkan, Özgür Özel liderliğinde rotasını iktidara çeviren ve toplumsal muhalefeti arkasına alan CHP’yi etkisizleştirme girişimidir. Amaç çok açıktır: Değişim dalgasını belirsizlik zeminine çekmek, muhalefetin siyasal enerjisini azaltmaktır.
Ancak bu meselenin siyasal sonuçları ne kadar vahimse, ıskalanan diğer boyutu da o kadar can yakıcıdır. Bizim köşemizin ana teması ekonomi olduğu için sormamız gereken soru şudur: Demokrasinin askıya alındığı, hukukun siyasetin aparatı haline getirildiği bir düzende bunun ekonomik bedelini kim öder?
Siyaset alanında yaşanan krizlerin ekonomik etkileri genellikle makro göstergeler üzerinden........
