menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lekelenmeme herkesin hakkı!

20 0
18.10.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Ülke, hukuktan ekonomiye, eğitimden iç ve dış güvenliğe hemen her alanda giderek ağırlaşan sorunlar yaşıyor; ülke yönetimi sıkışıyor.

İktidar, ağırlaşan sorunlara çözüm bulamayınca bir taraftan, özgür basını giderek ağırlaşan bir biçimde susturuyor; diğer taraftan da Fon Soyguncularını da “lekelenmeme hakkı” tanıyarak,  korumaya çalışıyor.

HALK TV OLAYI

Özgür basın toplumun nefes borusudur; demokrasilerde, yasama, yargı ve yürütme erklerini tamamlayan dördüncü güçtür. Basını özgür olmayan toplumun bilgi edinme hakkı elinden alınmış olur; toplum,  karanlıkta kalır.

Ülkemizde iktidar yandaşı olmayan basın, tutuklamalar, hapisler ve kayyum atamalarıyla   yıllardır, doğrudan ve dolaylı olarak baskı altındadır. Kimi işini en doğru biçimde yapan gazeteciler sürekli kovuşturmaya uğruyor.  Özgür basın “kurumlarına” baskının da sonu gelmiyor. Daha önce T24 ve TELE 1 kanallarından sonra geçen hafta tarafsız ölçümlerle en çok izlenen kanal Halk TV’ye polis ile  el konulması basın-yayına yönelik baskıların çok yıkıcı bir aşamasıdır.

Bu el koymanın zamanlaması da şu üç noktadan çok ilginç. Birincisi, Halk TV’ye el konulmasının, 550 gün tutuklu bulunan, davasını anlattığı “Millet Şahidimdir” adlı kitabı, geçen Ağustos’ta,  daha baskı aşamasında yargı kararıyla yasaklanan ve  toplatılan Cumhurbaşkanı Adayı ve  Yeni Parti  İstanbul BB Başkan E. İmamoğlu’nun dört gün sürecek savunmasının ilk gününde yapılıyor. İkincisi Halk TV’ye el koyma, yüzyılın soygunu denilen  Fon Soygunu sürecine denk geliyor. Üçüncüsü de Halk TV’ye el konulmasının önemli bir  amacı da  aldığı olağanüstü halk desteği........

© Birgün