menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Büyük madenci grevi ve yürüyüşünün 35. yılında - 2: Üç bin ışık yılı uzaktaki gökyüzü

33 11
05.01.2026

Gazeteci, sinemacı, belgeselci ve yazar Ümit Kıvanç, kömür meselesini merkeze alarak, insanlık tarihine ironik bir pencereden bakan 16 Ton filmini 2011 yılında hayata geçirdi. On yıl sonra, yeni görsel malzemeler ve teknikle filmi yeniden kurguladı. Film, madencilerin sefaletini anlatırken gözde bir hit parçası olan, Merle Travis’in 16 Ton şarkısının değişik sanatçılar tarafından seslendirilen yorumlarıyla örülü bir belgesel.

Filmde Ümit, Zonguldak ve kömür meselesine geldiğinde (Elmas Çağı başlığı altında), önce Uzun Mehmet anlatısını sorgulayarak adeta yerle bir eder:

" Türkiye’de kömür madenciliğinin bilinen tarihi, ilerleme, gelişme ve piyasa ekonomisiyle ilgili hemen her şey gibi, halkla ilişkiler faaliyeti ürünüdür.

Güya görev yaptığı gemiden terhis olurken komutanı tarafından eline bir parça kömür tutuşturulan ve ‘Git bundan bul!’ emri alan Uzun Mehmet diye biri muhtemelen hiç yoktur. O sırada görev yapmış olabileceği bir buharlı gemi yoktur.

Efsaneye göre şuradan kalkmış şuradaki değirmene gitmiştir, ama o sırada buralar arasında yol bile yoktur. Uzun Mehmet’in kömürü bulduğu iddia edilen 1829 yılından çok öncesinden, milattan öncesinden beri, bölge halkı kömürü tanır. Ağaçtan geçilmeyen bir yörede, yakacak sıkıntısı olmayan ahali, kötü kokan kömüre yüz vermemiştir, hadise budur."

İnsanlık tarihine bakıldığında, mahkumların, askerlerin, savaş esirlerinin, borçluların ve hatta akıl hastalarının madenlerde, hiçbir güvenlik önlemi alınmadan, zorla çalıştırıldığına dair sayısız tanıklıkla karşılaşılır. Köleliğin yeniden icadı olarak okunabilecek bu pratikler, emekle sömürünün ve devlet gücünün tarih boyunca nasıl iç içe geçtiğini açıkça gösterir. Bu yönüyle kömür madenlerinin tarihi, yalnızca sanayi tarihine değil; aynı zamanda baskının, şiddetin, sömürünün ve çaresizliğin tarihine de aittir.

Zaman içinde köleliğin ve zorla çalıştırmanın biçimi değişmiş, Zonguldak maden havzasında olduğu gibi maden işçiliğinin yöre halkına neredeyse tek istihdam şekli olarak sunulmasıyla, insanlar bu emeğe mahkum edilmiştir. Zonguldak’ta madenle kurulan ilişki gönüllü değil, zorunludur.

Zonguldak kömür havzasında 1965 yılında patlak veren büyük işçi direnişi hem insanlık dışı çalışma........

© Birgün