menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nurettin Sözen

21 21
14.01.2026

Nurettin Sözen’i 1990 yılı başlarında tanımıştım. Henüz belediye başkanlığının ikinci yılıydı ama daha o zamanlarda adı TSE (Tunceli Sivas Erzincan) ile birlikte anılmaya başlanmıştı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, üç şehirden özellikle Alevileri işe aldığı için bir kötü propagandanın konusu olmuştu. Ama kendisinin buna karşı savunması adeta bir ders gibiydi: Bu devlet, ülkede yaşayan herkesindi ama Alevileri genellikle dışlamıştı. Kendisi İBB başkanı olarak adil olanı, olması gerekeni yapmıştı.

Nurettin Sözen’in dünyaya geldiği Sivas’ın Gürün ilçesi 1930’lu yıllarda hazırlanan ülkenin ‘kültür haritası’nda ‘Türk kültürlü’ şehirler içinde sayılmamıştı. Zira ‘Türk kimliği’ dışındaki nüfus gruplarının ağırlığı vardı. Daha geçmişe gidince Gürün, büyük ölçüde Ermeni şehriydi. Bir sözlü tarih çalışmasında Gürün’ün geçmişini anlatan bir emekli öğretmen ‘kamerayı kapatmamı’ rica ettikten sonra, 1915’de Ermenilerin kırımına dair çarpıcı detaylar anlatmıştı. Şehirdeki Ermeni izleri birçok mekânda kendini gösteriyordu ki Nurettin Sözen’in baba evi de Ermeni bir ailenin mülkiyet değiştirmiş konağıydı.

Sözen ailesi, Cumhuriyet döneminde Gürün’de tanınan az sayıdaki ailelerden birisiydi. Babası çok zaman ilçe kaymakamı ile mesai yapmıştı. Muhafazakâr bir aileydi ve bu nedenle baba da ‘içkiye mesafeliydi’. Bir mutat........

© Birgün