menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kulp takıp bok atmak

56 0
12.10.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

İoanna Kuçuradi 2 Ekim’de, doksanına iki gün kala öldü. Hacettepe’de felsefe bölümünü kuran, Kant’ı Türkçeye kazandıran, insan haklarını bu ülkede bir felsefe meselesi hâline getiren hocanın ardından öğrencileri ve öğrencilerinin öğrencileri “hocaların hocası” diye yazdı. Ardından “çağın olayları” hakkındaki “değerlendirmelerini” alıntılayan yüzlerce taziye paylaşımı yapıldı. Ekranlarda görünmeyen, tek bir popüler eseri olmayan, gündelik tartışmalara dair “kanaat bildirmeyen” bir felsefe hocasıydı. Ölümü ardından yapılan paylaşımlar gösteriyordu ki, meğer son anına kadar çağımızın sorunlarına “eylemle” müdahale ediyormuş.

Adını çok sayıda insanın belki de ölüm haberiyle duyduğu Kuçuradi’ye yönelik bu sevginin nereden geldiğini en iyi Musa Kaya’nın Evrensel’de yayımlanan Facebook paylaşımından anlayabiliriz.

Doksanların başında, Kaya ve arkadaşları Erzurum Özel Tip Cezaevi’nde, işkence dursun diye, ölüm orucundadır. Hücrelerde çırılçıplak tutulmaktadırlar. Bir gece Kaya’nın hücresinin kapısı açılır, karşısında İnsan Hakları Derneği’nden bir heyet durur. Heyetteki yaşlı kadın onun çıplak bedenine bakar, gözleri dolar ve baş gardiyana döner: “Bunun giysileri nerede?” Gardiyanın cevabı hazırdır: Elbiselerini yırtıp ip yapıyor, kendilerini asıyorlarmış.” “Bir insan neden kendi elbisesiyle kendini assın ki?” diye sorar kadın. “Bunlar devlet düşmanı, devleti töhmet altında bırakmak için asıyorlar.” Kadın “Yazık insanlığa” demekle yetinir. Kaya, “33 yıl önce hücremin kapısında işkence ve ölüm orucu ile yarı yarıya erimiş çıplak bedenimin karşısında gözleri dolan ve sesi titreyen o kadının öldüğü haberini yine bir işkence sahnesinde aldım” diyor ve Kürtçe “Oxir be jina dilbihuşt. Cîhê te ronî be.” diye bitiriyor; “Hoşça kal gönlü cennet kadın, mekânın aydınlık olsun.”

YARIŞA GİRDİLER

Daha cenazesi kaldırılmadan karşı dalga kapladı sosyal medyayı. Cenazenin ertesi günü de medyanın kanaatini bilgi diye satan doksozoflarının en ünlülerinden biri “iyi bir felsefeci değildi, iyi bir örgütçüydü” diye yazdı ve ekledi: “Türk değildi bir defa, Rum’du.” Hemen, Kuçuradi’nin Gazze hakkında hiç açıklama yapmadığı bulundu,........

© Birgün