menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Göze almadan olmuyor

94 0
24.08.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Türkiye'de rejim, rıza üretme kapasitesini yitirdiği oranda devleti çıplak bir "hayatta kalma makinesine" dönüştürüyor. Hukukun bir dehşet aygıtı haline getirilmesi, "mutlak butlan" kumpasları ve muhalefetin her filizlenişinde anında devreye giren gözaltı cenderesi, hepsi aynı stratejinin bileşeni.

Tüm bu hamleler; toplumun zihnini esir almayı, bireyleri varoluşsal bir çaresizlik duygusuna hapsederek edilgenleştirmeyi ve örgütsüzleştirmeyi amaçlıyor.

Bu cenderenin ürettiği en yakıcı güncel kaygı ise Özgür Özel gözaltına alınırsa ne olacağı, Yeni Parti’nin dağılıp dağılmayacağı? Toplumun geniş bir kesimine yayılan ve hatta biraz da bilinçlice maniple edilen bu korku gerçek ve anlaşılabilir. Çünkü bugünkü örgütlenme biçimi, bu soruya henüz güven verici bir yanıt üretmiş değil.

Yeni Parti ve Özgür Özel liderliğinin doğar doğmaz yarattığı heyecan, toplumda bir karşılığı olduğunu göstermişti. Ancak "Kahraman lider" illüzyonu, ilk kopuş anında kitlelere bir cesaret vermiş olsa da liderlik bir örgüt modeli değildir. Lider, yeni bir yol açabilir ama o yolu yürürken genişletecek olan toplumsal tabanda kök salmış kurumsal ve kitlesel bir örgüt de olmalıdır.

Sadece tek bir figürün performansına veya karizmasına dayalı siyaset, en küçük bir belirsizlik anında devasa kırılganlıklar üretir. Çerçeve yasa tartışmasındaki ilk kararsızlık anında yükselen o hızlı hayal kırıklığı ve değersizleştirme, kitlelerin "kötü niyetinden" kaynaklanmadı. “Kitle” kendi özne olma halini, eylemselliğini ve sorumluluğunu tek bir lidere devrettiğinde, lidere çocuksu bir "kadir-i mutlaklık" yükler. Bu aşırı yüceltme, lider ilk bocaladığı an aynı hızla yakıcı bir öfkeye........

© Birgün