menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kadın voleybol-erkek futbol

41 0
27.06.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Türkiye’deki siyasiler, iktidarlarını devam ettirmek, oy potansiyellerini artırmak ve siyasi rant elde etmek için yıllarca futbolu propaganda aracı olarak kullanmayı seçmişlerdir. Siyasilerin sağladığı ekonomik, sosyal ve siyasi güçten faydalanmak isteyen futbol kulüpleri de siyaseti kullanarak bu imkânlardan sonuna kadar faydalanmayı ihmal etmemişlerdir.

Aynı zamanda futbol, sermaye birikimini sağlayabilen bir kültür endüstrisi ürünü hâline gelmiştir. Bu nedenle siyaset, mafya, cemaatler gibi diğer tüm çıkar grupları futbolu çekim alanına almıştır. Fakat en önemli araçsallaştırılma nedeni, ekonomik bir olgu olan futboldaki egemenliğin bir parçası olan ‘kuralsız’ oluşumların eylemleri kapsamında bir uygulama alanı olmasıdır. Yani bir nevi test alanıdır.

Türkiye’de 1980 İhtilali ile başlayan süreç, aşamalar kaydederek artık kuralsızlığın nirvanasına ulaşmıştır.

Hâliyle futbol, bir oyun olarak küresel ölçekte rekabet edecek ölçüden uzaklaşarak popüler kültürün bir enstrümanı hâline gelmiştir. Süreç sadece manipülasyonlarla yürütülmektedir. Bu da siyasetin işine gelmektedir.

Diğer taraftan, futbolun erkek egemen bir alan olarak kurgulandığını ve cinsiyet eşitsizliğinin, ayrımcılığın ve eril kalıpların yeniden üretildiği bir yerdir. Futbol, toplumsal cinsiyet normları üzerinden şekillenerek erkeğin iktidar mücadelesini pekiştirdiği ve aynı zamanda kadınları ötekileştiren bir yapıya sahiptir.

Özellikle tribünlerdeki tezahüratların içeriği, medyanın kullandığı eril dil ve içerik tercihleri cinsiyet ayrımcılığını yeniden üretmektedir.

Kadın voleybolu ise süreç........

© Birgün