menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mırç Tarlası'ndan İthake'ye misafirlik

30 0
18.08.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Haftalardır bir film -ve bir destan- dünyayı dolaşıyor. C. Nolan'ın sinemaya uyarladığı, Homerosgillerin yüzyıllar boyunca -kuşaklarca- ortaklaşa yazdığı Odysseia'dır bu film. Kahramanı Odysseus'un evine dönüş hikayesidir film.

Ama tabii destan içinde destan, film içinde film vardır. Homeros, dilencileri ve dilenciliği, talipleri ve talipliği, savaşçıları ve savaşı, yolcuları ve yolculukları, cesurları ve cesareti, korkakları ve korkaklığı ve daha birçok şeyi anlatmaktadır.

Ve bu film misafirlik denen o eski toplumsal ilişkiyi -"misafirler ve kabul edenler"- de anlatmaktadır. "Sana nasıl davranılmasını istiyorsan, başkasına öyle davran", bu evrensel bir düstur, "insanlık yasası" gibidir. Hele ki misafire, onun kim olduğu belli değildir. Dilenci, fakir, şaşkın, yolcu veya hasta kılığında gezen bir ermiş, bir derviştir belki O. İşte ondan, kapınızı çalmış bu yabancı, bir tanrı misafiridir.

Bizim o uçsuz bucaksız, haritasız ve belirsiz dağlarda, küçücük kömlerde, toprak damlı evlerde, her zaman misafire Xızır mumalesi yapılması bundandır. O uzak köylerde misafir, yoksul evin bereketi, belirsiz geleceğin sigortasıdır. Bir kişiyi doyurmak, giydirmek, uğurlamak kadar büyük iş yoktur. Xızır, haşa yüce tanrıdan da önemli bir........

© Birgün