İşlevsizleştirilen korunan alanlar gerçeği
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Hep ormanlardan bahsettik. Biraz da çoğunluğun milli parklar olarak bildiği korunan alanlardan bahsedelim. Korunan alanlar, ulusal ve uluslararası ender bulunan doğal ve kültürel kaynak değerlerini, yaşam ortamlarını, yaban hayatını, biyoçeşitliliği korumanın öncelikli olduğu alanlar olarak tanımlanabilir. Burada bahsedeceğim Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün (DKMP) sorumluluğundaki toplam büyüklüğü 3,8 milyon hektar olan farklı statüdeki 1760 korunan alan. Bunlar arasında; milli parklar, tabiat koruma alanları, tabiat parkları, yaban hayatı geliştirme sahaları ve sulak alanlar öne çıkıyor.
İlk kez 2013’te korunan alanların korumadan çok kullanmaya dönük bir anlayışla yönetilmeye başlandığını yazmış ve turizm amaçlı yapılaşmalar nedeniyle korunan alan sınırlarının daraltılığı veya değiştirildiği, turizm ve maden tahsislerini kolaylaştırmak için yapılan düzenlemelerin korunan alanlarda nitelik bozulmasına yol açtığı, bazı korunan alan statülerinin izin vermediği uygulamaların o korunan alanın statüsünün değiştirilmesiyle hayata geçirildiği, korunan alanları planlama çalışmalarının kimler tarafından yapılacağının piyasa koşullarına göre belirlendiği, korunan alanların yönetiminden sorumlu olan DKMP’nin birçok konudaki yetkisinin başka kurumlara devredilmesiyle korunan alan yönetiminin etkinliğinin azaltıldığı ve 2007 yılından sonra gündeme getirilen yeni tabiat parkları anlayışının korumaya değil de........
