Yükümüz ağır!
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Geçmişin izlerine takılıp kalmadan, bütünüyle başkalarının etkisinde yol almadan, olaylara verdiği tepkilerin, yani seçimlerinin farkındalığıyla yaşayanlara ne mutlu. Onların asıl gücünü güçsüzlüklerine bakabilme cesareti belirliyor. İçsel aydınlanmayı “boş vermek” gibi bencil ve sığ bir bakışa indirgemeyen bu insanların önce kendileri ve çevreleri, ardından toplum üzerindeki olumlu etkilerini yadsıyamayız. Bu kişilerin duruşu kendi varoluşunu sırtlamadan hayatı sırtlamaya kalkanlara öğüt niteliğindedir. Felsefenin, psikolojinin ve şiirin başlıca meselelerinden biri de bu bakışın neden ve sonuçları değil midir?
Düşünceyi öne çıkaran anlatım diliyle dikkat çeken çağdaş Fransız yazar Eric-Emmanuel Schmitt’in “Madam Pylinska ve Chopin’in Sırrı” adlı kitabında yer alan “Chopin’i çalmak istiyorsanız önce kendinize dokunmanız gerekir. Bazı melodiler sadece kulağa değil, kalbin derin çatlaklarına yazılır.” ifadesi bu bakışı desteklemektedir. Yazar, kitabında okurlarını “notalardan çok esleri, teknikten öte sezgiyi, sabırdan çok duyguyu” önemseyen bir öğretmenle tanıştırır. Asıl odağı ise insanın kendisiyle kurduğu bağdır. Mesleklerimiz ne olursa olsun, gerçek hayatta da önceliğimizin bu bağ olması gerekli değil midir?
MADAM PYLINSKA VE CHOPIN'İN SIRRIEric-Emmanuel Schmitt
Doğan Kitap
Schmitt’in dilimize çevrilen diğer eserlerinde de........
