menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Casusluk davası: 3/10

45 0
13.05.2026

Ekrem İmamoğlu’na açılan siyasi davaların belki de en tuhafı olan casusluk davası 11 Mayıs’ta başladı. Birçok gazeteci meslektaşım gibi Silivri’de 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davayı takip ettim. Ancak 2 gün boyunca duruşmaları izlememe rağmen hangi eylemin casusluk suçunu oluşturduğunu anlayamadım. Bu suç isnadını somutlayan bir eylemi iddianamede de görmemiştim; Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve hatta Hüseyin Gün’ün savunmalarından sonra da fark ettim ki onlar da anlamamış.

Dava önceki gün Hüseyin Gün’ün savunmasıyla başladı. Gün, iddianamede casusluk olarak tarif edilen işin bir açık kaynak araştırması olduğunu söyledi. Bunun için de “fırında askıda ekmek çalınamaz” şeklinde bir örnek verdi. Savcılığa göre Gün, seçim manipülasyonunda bulunup İmamoğlu’na seçim kazandırmak amacıyla rapor hazırlamak için İBB’den seçmen verilerini elde ediyor. Bu rapor, 2019 İstanbul seçimlerinin iptal edilmesinin ardından yaklaşık 10-12 günlük bir sosyal medya analizini kapsıyor. Gün, bu çalışmayı İBB’ye sunduğunu ancak mali konularda anlaşamadıkları için ticari bir ilişki kurulmadığını anlattı.

Hüseyin Gün, raporla ilgili iletişimi İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan üzerinden kuruyor. Ancak tarihe dikkat: 10 Haziran 2019. Gün ile Özkan bu tarihte mesajlaşıp 11 Haziran’da Gün’ün “manevi annem” olarak tanımladığı Seher Erçili Alaçam’ın da katılımıyla bir araya geliyor. Bunun öncesinde herhangi bir temas, haberleşme ya da bilgi alışverişi yok. Yani seçimleri manipüle ederek İmamoğlu’na seçim kazandırdığı iddia edilen Hüseyin Gün ile İmamoğlu’nun ekibi arasında temas, tekrarlanan seçimden sadece 12 gün önce kuruluyor. Yani İmamoğlu bu temas olmasa, seçimi kazanamayacak. Hikâye bu. Necati Özkan da dünkü duruşmada 10 günde seçimin kaderini değiştirme iddiasının abesliğinden söz etti. Ki çalışması niteliksiz bulunarak Gün ile daha sonra iletişim de kurulmuyor.

İşin garibi, kendisini “Jön Türk” olarak tanımlayan (ama tüm ticaretini ABD, Kanada ve İsrail’de yapan) Gün, aslında devlet için çalışmış. Gün savunması boyunca belki 40-50 defa........

© Birgün