menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Asgari ücrette döviz gerçeği!

29 14
29.12.2025

2026 yılı asgari ücreti yüzde 27’lik artışla 28 bin 75 TL olarak saptandı. 2026 asgari ücretinin geçim standartlarından çok çok uzak bir düzeyde ve resmi enflasyon ile açlık sınırının bile altında belirlenmesi büyük bir infial yarattı. “Asgari ücretliyi enflasyona ezdirmedik” demagojisi tekrarlansa da asgari ücretin 2024 ve 2025 yıllarında resmi enflasyonun çok altında kaldığı, geçim şartlarının yanına bile yaklaşamadığı çok açık. Geçim şartları açısından gayriinsani olan asgari ücret, işçi tarafının Komisyon çalışmalarını boykot etmesi nedeniyle bu yıl iyice gayrimeşru hale geldi.

Yeni asgari ücret 2026 yılında da ağır bir kemer sıkma programının uygulanacağının en önemli göstergesi. Asgari ücret AKP Hükümetinin izlediği kemer sıkma ve gelirleri bastırma politikasının 2026’da da devam edeceğini gösterdi.

Asgari ücretin toplumsal beklentilerin çok altında kalması, hükümet ve hükümet destekçileri tarafından savunulmasını imkansız hale getirdi. Bunun üzerine içi boş savunular veya demagojiler başladı. “Asgari ücret dün kaç dolardı bugün kaç dolar?”, “asgari döviz cinsinden ne kadar arttı?” gibi sorularla AKP’nin ilk yıllarındaki asgari ücretin döviz karşılığı ile bugünkü karşılığı birbiriyle karşılaştırılarak sahte refah hikayeleri anlatılmaya başlandı.

Sosyal bilimlerde karşılaştırma çok önemlidir. Hem tarihsel hem de coğrafi karşılaştırmalar oldukça yararlıdır. Ancak bu karşılaştırmalar gelişigüzel yapılamaz. Sosyal verileri ve çalışma hayatı verileri karşılaştırılırken dikkatli olmak lazım. Kaş yaparken göz çıkartmak mümkün.

Asgari ücreti cari döviz cinsinden karşılaştırmanın çeşitli zorlukları var. Her şeyden önce farklı ülkelerdeki işçiler ücretlerini kendi para birimleriyle alırlar ve kendi ülkelerinde harcarlar. Örneğin Türkiye’de ücretler TL olarak ödenir, dolar veya avro olarak değil. Öte yandan ülkedeki işçilerin geçim düzeyine bakmak lazım. Alım gücü, enflasyon, gelir dağılımı, asgari ücretin düzeyi ve kapsamı çok önemli faktörlerdir. Örneğin asgari ücretin ortalama ücrete dönüştüğü Türkiye ile asgari ücretin sınırlı bir kesimi kapsadığı AB ülkelerini karşılaştırmak ciddi bir sorundur.

Dahası döviz cinsinden karşılaştırmada enflasyon ihmal edilirse bu ciddi bir sorun demektir. Örneğin dolar veya avronun enflasyonu dikkate alınmadan asgari ücretin döviz cinsinden artışından söz etmek oldukça eksik bir yaklaşım. Dahası ülkelerin kambiyo rejimleri arasındaki farklar dikkate alınmadan döviz karşılaştırması ciddi sorunlar yaratabilir.

Ancak bu kısıtlara rağmen yine de asgari ücreti döviz cinsinden karşılaştırmak işgücü maiyetleri açısından anlamlı olabilir. Bu bize işverenlerin farklı ülkelerdeki işgücü maliyetlerini göstermesi açısından büyük önem taşır.

İşverenler sık sık farklı ülkelerdeki asgari ücretleri karşılaştırarak asgari ücretin diğer ülkelerden yüksek olması durumunda ucuz ülkelere gidecekleri tehdidini savururlar. Türkiye’de bu tehdit özellikle 1990 ve 2000’li yıllarda sık sık gündeme geldi. Hâlâ da gündemde.

Oysa asgari ücret en düşük ülkeye göre belirlenemez. Böyle olursa dibe doğru yarış olur ve ücretler en kötü ülkenin seviyesine doğru çekilir. Aynı........

© Birgün