Polis yalanladı, savcı itibar etmedi
Hakan Tosun cinayetinde iki saldırgana “kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı.
Kendilerini savunurken Hakan Tosun’la ilgili verdikleri ifadelere karşın, olay yerine gelen polis ekibinden görevli iddialarının aksini söyledi.
Savcı da iddianamede, saldırganların ifadelerine itibar etmediğini belirtti, “şüphelilerin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu” kanaatine vardı.
Gazeteci, belgeselci Hakan Tosun 10 Ekim 2025’te İstanbul, Esenyurt’taki ailesinin evine giderken sokak ortasında iki kez ağır şekilde dövüldü, o gece kaldırıldığı Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesinde, 14 Ekim’de hayatını kaybetti.
Hakan’ı darp eden iki saldırgan hakkında hazırlanan iddianame, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
İki saldırgan iddianamede “kasten öldürme” ile suçlanıyor, ikisi de tutuklu.
Soruşturma kapsamında, Hakan’ın Güzelyurt Metrobüs durağından inip olayın gerçekleştiği son yer ve devamında ambulans ile sevk edildiği hastane içini gören toplam 63 adet kamera görüntüsü incelendi, bu kameralardan o sırada görüntü çekmiş olan 49’undan yaklaşık 1565 dakikalık görüntü incelendi ve olayla ilgisi olan 310 dakikalık görüntü tespit edilerek dosyaya eklendi.
Saldırganlardan Abdurrahman Murat ifadesinde, Hakan’ın kendisine küfür ettiğini, sokağa idrarını yaptığını ileri sürdü. Olay yerinde görevli polis memuru E.N.Y. ise bu iddianın aksine, sokağa vardıklarında gittiklerinde Hakan’ın pantolonunun giyinik olduğunu söyledi.
Saldırgan Adnan Şahin de Hakan’a vurmadığını, “durumunu kontrol etmek için başından tuttuğunu” iddia etti.
Olay yerine gelen ambulans ekibinden S.Ç. ifadesinde, Hakan’ın başında kırık tespit ettiklerini ve bilincinin yerinde olmadığını söyledi.
FİKİR VE EYLEM BİRLİĞİ
Savcı da iddianamede, şüphelilerin beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu vurguladı:
“Dosyada mevcut kamera görüntülerinin incelenmesi ile tanzim edilen kolluk tutanaklarında, şüpheli Abdurrahman Murat'ın maktule müteaddit defa tekme vurduğunun, yine maktulün başını aşağı çekerek tekme vurduğunun, şüpheli Adnan'ın ise maktule tekme attığının ve maktulü tekrar yukarı kaldırıp aşağı bıraktığının tespit edilmiş olması ve kamera görüntülerindeki tespitlerle uyumlu şekilde maktulün ölümünün künt kafa travmasına bağlı kemik kırıkları ile birlikte beyin kanamasından meydana gelmiş olduğunun anlaşılması karşısında şüphelilerin eylemleriyle maktulün ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu ve şüphelilerin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle şüphelilerin ifadeleri, maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının mahiyeti, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı ile maktulün yaralanması neticesinde ölümünün meydana gelmiş olması hususları nazara alındığında, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde maktule öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulün öldüğü olayda, şüpheliler Adnan ve Murat'ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı kasten öldürme suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır.” İlk duruşma 6 Mayıs’ta, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek, takip edeceğiz.
