Böyle günlerde dil yazısı yazmak!
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran partiye abidik gubidik yöntemlerle kayyım atamışlar... Atatürk’ün yüzyıllık CHP’si, Butlan Kemal yönetiminde kapatılmaktan beter duruma getirilmiş...
Devlet olanaklarıyla iktidar güdümlü “havuz medyası” yaratılmış. Ortada kala kala birkaç muhalif kanal kalmışken ona bile tahammül edememişler. Önce TELE1’e çökülmüş, ekranı karartılmış, genel yayın yönetmeni içeri atılmış. Ardından en çok izlenen Halk TV’ye el koyup yayınını durdurmuşlar...
Dünya “yapay zekâ” dönüşümünü yaşarken Türkiye’de sanal ortam dijital kuşatma altına alınmış...
Başta T24 olmak üzere yüzlerce site kapatılmış, binlerce sanal ağ hesabına erişim yasağı getirilmiş...
Fon vurgununda malı götürenlerin siyasal ilişkilerini sergileyen gazeteciler (Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı) tutuklanmış; Sözcü TV’den İsmail Saymaz ve Murat Ağırel, ayaklarına kelepçe takılarak evlerine hapsedilmiş...
Fon soygununu araştıran gazeteci Bahadır Özgür’ü de önceki gün gözaltına alıp nezarete kapatmışlar!
Hangi birinden söz edeyim?
Raf ömrünü çoktan doldurmuş AKP iktidarının faşizan uygulamaları saymakla bitmiyor!
Bu ülkede ağzını açan, iktidara söz söyleyen, tivit atan, ileti yazan, paylaşım yapan kim varsa soruşturmaya uğruyor, gözaltına alınıyor, çoğu zaman da tutuklanıyor.
Cezaevlerinde yüzlerce belediye başkanı, meclis üyesi, kurum çalışanı, akademisyen, siyasetçi, öğrenci, gazeteci var.
Bizhaberiz.com sitesinde yer alan bilgiye göre şu anda hapishanelerde 20 gazeteci bulunuyor. Demokrasilerde böyle şey olur mu?
Gazetecinin işi haber vermek, yorum yapmak, gerçekleri........
