menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zamanın durduğu, koştuğu yıllar..

26 0
31.03.2026

Radyo en büyük haber kaynağıydı o zamanlar. Gazeteler de öyle.

Babam her gün Cumhuriyet Gazetesi alırdı. Ajans saatlerini asla kaçırmazdı. Babam ajansı dinlerken evde çıt çıkmazdı.

Sorulara cevap vermezdi. Sigarayı üst üste yakar, dumanın içine saklanırdı sanki.

Örfi idare bizimkilerin peşindeydi. Deniz Gezmiş Gemerek’te yakalanmıştı. Gazeteler “şaki” diyordu. En çok da “anarşist”.

Onu ezgin, pişman, teslim olmuş göstermek için ellerinden geleni yaptılar. Ama benim gözümde o, yeşil parkasının içinde bir roman kahramanıydı. Uzun, ince ve başeğmeyen.

Bir gazete manşeti hâlâ aklımda:“Bakan sordu: Nereye gidiyordunuz?”“Anarşistin küstah cevabı: Devrime.”

Mahir Çayan ile Hüseyin Cevahir kaçarken Maltepe’de bir eve girdiler.

Ateş çemberinin ortasındaydılar. Direniş 52 saat sürdü. Zaman ağırlaştı o günlerde. Dakikalar uzadı, saatler gerildi.

Halkın önemli bir kısmı eli kalbinde izliyordu olanı biteni. Sonra bir keskin nişancı Cevahir’i vurdu. Mahir yaralı yakalandı.

Bizimkiler, Hapisten tünel kazıp kaçtılar. Babam uzun zaman sonra ilk kez gülümsedi.........

© Bianet