menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suruç Katliamı’nın 11’inci yılı: Boş salonlara değil, gerçek sorumlulara konuşmak istiyoruz

26 0
17.07.2026

“Keşke boş salonlara değil, gerçekten suçlulara konuşuyor olsaydık. Boş salonlara gidip geldik yıllar boyunca. Hepimiz adalete inanmak, bunu talep etmekten başka çare bulamayız. Bugün gidenleri, aileleri tekrar yalnız bırakmadığınızı gösterdiniz ve bu konuyu ele aldığınız için teşekkür ederim.”

Bu sözler, 20 Temmuz 2015’te Urfa’nın Suruç ilçesinde gerçekleştirilen bombalı saldırıdan yaralı kurtulan Doktor Çağla Seven’e ait.

Suruç’ta yaşamını kaybeden 33 "Düş Yolcusu"

İstanbul Barosu’nun çağrısıyla, Suruç Katliamı’nın 11’inci yılında baronun Galata’daki merkezinde “Suruç Katliamı ve Hakikat Arayışı” başlıklı panel düzenlendi. Panelde, katliamın hukuki süreci, cezasızlık politikaları, kamu görevlilerinin sorumluluğu ve toplumsal hafıza başlıkları ele alındı.

Panele İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Suruç İçin Adalet Platformu avukatları, 10 Ekim Ankara Katliamı davası avukatları, akademisyenler ve katliamdan sağ kurtulanlar katıldı.

Kaboğlu: Suruç’ta etkili soruşturma olsaydı Gar Katliamı önlenebilirdi

Panelin açılış konuşmasını İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu yaptı.

Kaboğlu, Suruç Katliamı’na ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmesi halinde 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın önlenebileceğini söyledi.

“Suruç’ta etkili bir soruşturma olsaydı Gar Katliamı önlenebilecekti. Gar Katliamı’nda hayatını kaybeden yurttaşlarımız hayatta olacaktı” diyen Kaboğlu, yaşananlara ilişkin ortak bir hafıza oluşturmanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirtti.

Temmuz ayının yalnızca kayıpların yaşandığı bir dönem olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin siyasal tarihinde önemli kırılmaların yaşandığı bir dönem olarak ele alınması gerektiğini söyleyen Kaboğlu, şöyle konuştu:

“Temmuz bizim için acı günlerdir. Sadece kayıplar açısından değil, aynı zamanda tek adam rejimine girişimin ayları olarak da düşünmek gerekir.”

Suruç dosyasının Madımak ve geçmişteki birçok katliam dosyasında olduğu gibi karartılmak istendiğini belirten Kaboğlu, “Aradan geçen 11 yılda gerçek bilgileri paylaşabilir, bunları bireysel hafızalardan çıkarıp ortak belleğe dönüştürebilirsek hakikate ulaşmak daha mümkün olacak” dedi.

Gümüştaş: Suruç katliamı münferit bir olay olarak gösterilemez

Suruç İçin Adalet Platformu avukatlarından Özlem Gümüştaş, katliamların birbirinden bağımsız ele alınamayacağını söyledi.

Suruç Katliamı’nın arkasındaki bağlantıların, siyasi koşulların ve kamu sorumluluğunun ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Gümüştaş, Adıyaman Dokumacılar grubu ve IŞİD yapılanmasına ilişkin daha önce hazırladıkları raporlara dikkat çekti.

Gümüştaş, 2015 yılında platformun kurulmasının ardından yaptıkları çalışmalarda, Adıyaman’da Dokumacılar isimli grubun........

© Bianet