Gito, Koçira, Koçi
Yüz yıllardır buradayım. Bakmayın sessiz durduğuma, heybetim çok ünlüdür. Kaçkar Dağları’nın eteklerine bir insanın yüzüne kondurulan hokka bir burun gibi kondurulmuşum.
Kentler beni pek sevmez, kentliler ise tepemden gitmez. Malum, kente 2070 metreden yukarıdan bakıyorum. Ara sıra başım dumanlanır, çocuklar sorar o zaman: “Sis denizine girebilir miyiz?” Hayır elbette, benim sisim başka, ne huysuz Karadeniz’e benzer ne de başka denizlere.
Bir rivayete göre adım "Kıto" kelimesinden geliyor. Geçmişte çevremdeki ve bana bakan yamaçlarda doğal su kaynaklarının ve otlakların sınırlı olmasından dolayı bana "kıt orası" veya "kıtlık yeri" anlamında Kıto denmiş. Yine rivayete göre bu sözcük zamanla, fındık tanesinin bahçenin en tepesinden kente yuvarlanması gibi Gito halini almış. Anladınız herhalde, ben “Gito” yaylasının ta kendisiyim.
Neler var bende neler... Durun anlatacağım, panik olmayın siz kentliler hep acelecisiniz, biraz sabırlı olun da.
Önce, benimle özdeşleşen az önce sözünü ettiğim başımın üzerine çöken yoğun sis tabakası ve oluşturduğu "bulut denizi" manzaramı anlatayım. Güneşli günlerde gökyüzünde, sisli günlerde ise adeta bulutların üzerinde yürüyormuş hissi verir. Buni kimse kaçırmak istemez.
Kaçkar ve Tatos Zirvelerim var. Pokut gibi diğer yaylalara kıyasla manzaralarım oldukça açıktır karşı tarafta Kaçkar Dağları’nın ve Tatos Zirveleri’nin karlı görüntülerini doğrudan görürüm. Hava atmak gibi olmasın.
Geleneksel ahşap evlerim de var. Koşa koşa gelirler günübirlikçiler. Onlar turizm için geldiğini sanır fakat bir iki foto çeker giderler geride de şişelerini, sigara paketlerini, izmaritlerini bırakırlar. Gelip de gördükleri, alıp da götürdüklerinden daha çok anlayacağınız. İki türlüdür bana gelenler. Bir kısmı günübirlikçiler, son dönemde biraz azalsa da gelirler yine.
Bir de bizim buranın Koçira Pansiyonu’na gelenler var. Oraya kalmaya gelenler benle çok konuşur. Sanki kurdun kuşun derdi bitti bir de bu Koçira’nın misafirlerinin dertleri başladı. Seçim derler, geçim derler, stres derler, kalabalık derler, derler de derler. Anlatırlar da anlatırlar... Heybetimden etkileniyorlar sanırım benim hepsinin sözüne yerim var sanıyorlar. Biraz da öyle gerçi çoğunu........
