menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Müstehcenlik” soruşturmaları “ahlak polisliğine dönüştü”

14 0
latest

Türkiye'de son dönemde sanatçılar, sosyal medya içerik üreticileri ve kadınlara yönelik “müstehcenlik” soruşturmalarında dikkat çekici bir artış var.

Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış'ın tutuklanmasından Sanatçı Mabel Matiz hakkında açılan soruşturmalara, OnlyFans içerik üreticilerine yönelik operasyonlardan sosyal medya paylaşımları nedeniyle başlatılan dosyalara kadar çok sayıda kişi TCK'nin 226. maddesi kapsamında soruşturuldu.

Hukukçular, “müstehcenlik” kavramının sınırlarının belirsizliğine dikkat çekerek, çocukları cinsel içeriklerden ve sömürüden korumayı amaçlayan düzenlemelerin yetişkinlerin yaşam biçimleri, kadın bedeni, sanat eserleri ve ifade özgürlüğü üzerinde bir denetim aracına dönüşmesi riskine işaret ediyor.

“Kanuni sınırların uygulandığını görmek zor”

Kadının İnsan Hakları Derneği'nden Yönetim Kurulu üyesi ve Kadın Hakları Merkezi'nden Avukat Ekin Baltaş, son dönemdeki soruşturmaların TCK'nin 226. maddesinin uygulama biçimi açısından tartışılması gerektiğini söyledi.

Baltaş, müstehcenlik suçunun kanunda belirli fiiller üzerinden düzenlendiğine dikkat çekerek, “Ancak bugün müstehcenlik nedeniyle yapılan gözaltı ve tutuklamalarda böyle bir kanuni sınırın uygulandığını görmek çok zor” değerlendirmesinde bulundu.

Son dönemdeki soruşturmaların özellikle kadın bedeni ve LGBTİ ların görünürlüğüyle ilişkili bir siyasi ve toplumsal bağlam içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baltaş, kadınların sahnede, kamusal alanda ve sosyal medyada görünür olmasının “müstehcenlik” kavramıyla ilişkilendirilmesinin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

“Müstehcenlik kavramının açık bir tanımı yok”

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Müjde Tozbey ise TCK'nin 226. maddesinin temel amacının çocukları cinsel içeriklerden ve cinsel sömürüden korumak olduğunu hatırlattı.

Tozbey, sorunun bu düzenlemenin sınırlarının belirsizleştirilerek yetişkinlerin yaşam biçimlerine, sanat eserlerine ve ifade özgürlüğüne müdahale aracı haline gelmesi olduğunu........

© Bianet