menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üniversitede, sosyal medyada, her yerde: Kadınlar dijital şiddetin hedefinde

19 1
23.01.2026

Son günlerde X platformunun yapay zekâ aracı Grok’un, kadın ve çocukların fotoğraflarını bikinili şekilde görselleştirdiği örnekler sosyal medyada tepki çekti. Erkek kullanıcıların, kadınların fotoğraflarının altına “bu fotoğrafa bikini giydir” gibi komutlar yazdığı görüldü.

Pek çok X kullanıcısı önlem olarak Grok'u engelledi ve yorumlarda kullanılma hakkını kısıtladı. Kadınların sosyal medyadaki varlığı giderek daha fazla tehdit altına girerken, benzer bir dijital şiddet örneği İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) yaşandı.

Üniversitenin veri güvenliği açığı nedeniyle 2001 yılından itibaren tüm kadın öğrencilerin verilerinin izinsiz biçimde ele geçirildiği ve bu verilerin bir internet sitesine yüklendiği ortaya çıktı. Sitede kadınlar, "çirkin" "seksi" gibi başlıklarla kategorize edildiği görüldü.

Sosyal medyada büyük yankı uyandıran bu olay üzerine fail erkek öğrenci, "helallik" mesajı ileterek siteyi sildi. Dijital tacizin hedefinde olan İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencisi Gülse B. yaşadıklarını bianet'e anlattı:

"İlk öğrendiğimde hissettiğim şey sadece şaşkınlık değildi; öfke, utanç ve güvensizlikti. Çünkü burada yaşanan şey basit bir veri sızıntısı değil, kadınların bedenleri ve kimlikleri üzerinden kurulan sistematik bir aşağılamaydı. Bir üniversite öğrencisi olarak değil, bir kadın olarak hedef alındığımı hissettim. İnsan, okuduğu yerde bile bu kadar savunmasız bırakıldığını fark edince sarsılıyor. Üstelik kendi arkadaşlarımızdan, siteyi kuran hariç 3000'e yakın kişinin oy kullanması çok büyük bir utanç kaynağı. Mağduriyetimin verdiği utançtan daha büyük olan bu olayın ciddiyetini fark edemeyen akranlarımın adına duyduğum utanç oldu."

Dijital şiddetin kadınlar için güvensizlik hissi verdiğini vurgulayan Gülse şöyle dedi:

"Bu olay bana şunu gösterdi: Tehdit uzak değil, anonim değil, aramızda. Kampüste yanından geçtiğiniz biri, çevrimiçi ortamda sizi hedef alan kişi olabilir. Artık sadece internette değil, fiziksel olarak da daha temkinliyim. Bu güvensizlik hissi, bu olayın kadınlara bıraktığı en kalıcı sonuçlardan biri.”

Kadınların hayatın her alanında olduğu gibi sosyal medyada da var olma mücadeleleri sürüyor. Rızasız yayınlanan fotoğraflar, yapay zeka ile düzenlenmiş görseller, veri güvenliğinin olmadığı bir ortamda kadınların hayatlarını geri dönülemez biçimde etkileyebiliyor.

Konuya ilişkin bianet'e konuşan Bilişim Uzmanı ve T24 yazarı Fusün Sarp Nebil, "xAI tarafından geliştirilen Grok ve benzeri üretken yapay zekâ sistemleri, teknik olarak “tarafsız” değildir. Eğitildikleri veri setleri erkek egemen, pornografik ve nesneleştirici içeriklerle doludur.

Yapay zekâda “talep odaklı üretim” mantığı etik sınırların önüne geçiyor. Kadın bedeni, dijital ekonomide tıklanabilir bir meta olarak kodlanıyor. Dijital veri bir kez sızdıysa, kopyalanmıştır, indirilmiştir, paylaşılmıştır, arşivlenmiş bile olabilir. İnternet sitesini kapatmak, yangın sonrası kapıyı kilitlemeye benzer. Hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz ve psikolojik ve toplumsal zararı telafi etmez" dedi.

Nebil, İEÜ'de yaşananlara dair, şöyle dedi:

"Öğrenci işi" diye hafife alınan şey en tehlikeli veri ihlali türlerinden birine giriyor. Bu tür veriler “zararsız” değil; yanlış ellerde son derece işlevsel ve yıkıcıdır. En basit ama en yaygın kullanımı, “Dijital Teşhir ve İtibar Zedeleme” olur. Yani kişinin rızası olmadan cinsel içerikle ilişkilendirilmesi, mezuniyet sonrası bile kişinin peşini bırakmayan dijital damgalamaya yol açar. Bu, klasik “ifşa” değil, algoritmik teşhirdir ve kalıcıdır. Veri bir kez “seksüel bağlama” sokuldu mu, geri dönüşü neredeyse imkânsızdır. Bu veriler, iş başvurularında, politik hedef almada, medya linçlerinde karşısına çıkabilir. Yani mesele “o günkü öğrenci” değil, bir ömür boyu süren dijital izdir."

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın........

© Bianet