menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sağlamcılığın ürettikleri: Kaygı, damga, itibarsızlaştırma

16 0
saturday

Kaygı, anlamsız bir mahcubiyet ve kronik huzursuzluk. Bu hislerin oluşturduğu, tanımlanamayan ama “ötekilerin” aşina olduğu bir his vardır.

Sınıflı toplumla gelişen, kapitalizmde bir norm haline gelen eşitsiz toplumsal ilişkiler, ayrımcılık ve bir kalıba sıkıştırma zorunluluğunun sürekli çeperlere ittiği insanlara ön tanımlı gelir bu his. Kendini bilmeye başladığın anda hissetmeye başlarsın varlığını. Garip bir duygudur. Belki can sıkıntısı, belki heyecan. Belli bir bilince kavuşana kadar, biraz utanç.

Sonra anlarsın utancın kaynağının yeti çeşitliliğin olmadığını, utanılması gerekenin insanı normal kalıbına sokma çabası olduğunu.

Sen büyüdükçe bu garip his de büyür

Bu hisle adeta birlikte doğmuşuzdur. Sokakta oynayan çocukların arasına dâhil olmak isterken iki adımlık yolu yüzlerce adımda gidememek. Çünkü bir adım ileri atarken bu hissin yarattığı çekingenlikle iki adım geri gitmek ve sürekli bulunduğun yerde saymak zorunda kaldığını hissedersin.

Belki olumsuz bir davranışla karşılaşmayacaksındır ama elinde değildir bu garip duygudan kurtulmak. İnsanın bilinci maddi koşullarından bağımsız değildir ve senin bilincin bu hisleri haklı çıkaracak deneyimlerle yoğurulmuştur. Sen büyüdükçe bu garip his de büyür. Bir duygusal ilişki başlangıcında, iş başvurusunda, okul değiştirirken, bankaya giderken, hatta bazen sokağa çıkarken seninledir. Bir kere o yaratılmış “normal”in dışındaysan böyle bir döngüye mahkûm edilmeye çalışılırsın.

Sakatlar açısından bu hisleri tetikleyen ayrımcılığın kaynağını sağlamcılık oluşturur. Kabul edilmeme kaygısı, damgalanma, mikrosaldırgan........

© Bianet