menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sarı zarflar ve bizim hikâyemiz

24 0
07.04.2026

“Bir gecede işimizi aldılar; ama haklılığımızı, onurumuzu ve gerçeği asla alamadılar.”

Sarı Zarflar benim için yalnızca izlenen bir film değil; her sahnesinde yeniden soluduğum bir gecenin, yeniden kanayan bir yaranın adı. Bu ülkede bir gecede hayatı karartılan, emeği yok sayılan, hiçbir suç ispatlanmadan suçlu ilan edilen binlerce KHK mağdurunun ortak hafızası.

Filmde perdeye düşen o sarı zarf, benim için bir sinema metaforu değil; bir gece kapıma kadar gelen, sabah olduğunda ise hayatımı geri dönülmez biçimde karanlığa çeviren gerçeğin ta kendisi. Ben de o sarı zarfı alanlardan biriyim. Bir zarfın yalnızca bir iş kapısını değil; bir insanın geleceğini, çocuklarının hayallerini, ailesinin huzurunu ve yıllarca emek vererek kurduğu kimliğini nasıl paramparça ettiğinin canlı tanığıyım.

O gece elimizde kalan yalnızca resmi bir tebligat değildi. Yılların alın teri, dostluk sandığımız ilişkiler, geleceğe dair güven duygumuz ve hayata tutunduğumuz bütün dallar aynı anda elimizden kayıp gitti. Bu yüzden filmde gördüğüm her sahne, başkasının hikâyesi değil; hâlâ içimde yankılanan kendi hayatımın en karanlık gecesi.

Bir gece yarısı yayımlanan bir KHK ile yılların emeği, mesleki birikimi ve onurlu geçmişi yok sayıldı. Ne savunma hakkı verildi, ne suç açıkça söylendi, ne de masumiyetimize dair en küçük bir hukuk zemini bırakıldı. Sabah olduğunda artık işsizdik.

Daha düne kadar aynı koridorda selam verdiğimiz insanlar gözlerini........

© Bianet