Bakan “sağlıklı beslenin” diyor: Dar gelirli nasıl sağlıklı beslenecek?
“Sağlıklı beslenmek bir tercih olabilir; ama sağlıklı gıdaya ulaşabilmek her zaman bir tercih değildir. Doğrudan gelir meselesidir.”
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Batman ziyaretinde vatandaşlara yaptığı “sağlıklı yaşam” ve “sağlıklı beslenme” çağrısı, halk sağlığı açısından elbette önemlidir.
İnsanların daha sağlıklı beslenmesi, düzenli hareket etmesi, obeziteyle mücadele etmesi ve kronik hastalıklardan korunması hepimizin ortak hedefi olmalıdır.
Fakat burada gözden kaçırılmaması gereken başka bir gerçek var:
Vatandaşa “sağlıklı beslen” demek kadar, onun sağlıklı gıdaya ekonomik olarak ulaşıp ulaşamadığını da sormak gerekiyor.
Çünkü sağlıklı beslenme yalnızca bilgi ve bilinç meselesi değil.
Aynı zamanda gelir, gıda fiyatları, kira, iş güvencesi, çocuk sayısı ve yaşam maliyeti meselesi.
Sağlıklı beslenme denildiğinde akla yalnızca daha az şeker, daha az tuz veya daha az hazır gıda gelmemeli.
Dengeli bir beslenme; sebze ve meyvelerin, baklagillerin, tam tahılların, süt ve süt ürünlerinin, yumurtanın ve yeterli protein kaynaklarının düzenli biçimde tüketilmesini gerektiriyor. Et, tavuk ve balık gibi protein kaynakları da kişinin ihtiyacına göre beslenme düzeninin önemli parçaları arasında yer alıyor.
Peki, bütün bunların maliyeti ne?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre 2026 yılında net asgari ücret 28.075,50 TL.
TÜRK-İŞ’in Temmuz 2026 araştırmasına göre ise Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 36.939,87 TL. Aynı araştırmada gıda, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu harcamalar dâhil dört kişilik ailenin aylık toplam harcaması 120.325,30 TL olarak hesaplandı.
Şimdi soruyu daha açık soralım:
Tek bir asgari ücretle geçinmeye çalışan dört kişilik bir aile, daha kira ve faturalarını ödemeden sağlıklı beslenme için gerekli gıda bütçesini nasıl oluşturacak?
Bu soru, “sağlıklı beslenin” çağrısının önündeki en büyük ekonomik gerçeği ortaya koyuyor.
Bir anne veya baba çocuğunun daha fazla meyve yemesi gerektiğini biliyor olabilir.
Sütün, yumurtanın, balığın, etin, sebzenin ve meyvenin sağlıklı beslenmedeki önemini de biliyor olabilir.
Fakat bilgi ile satın alma gücü aynı şey değil.
Ayın son haftasında mutfak bütçesi tükenmiş bir aile için soru artık “Hangi gıda daha sağlıklı?” sorusu olmaktan çıkar.
“Hangisini satın alabilecek durumdayım?”
İşte burada sağlıklı beslenme ile yoksulluk arasındaki ilişki........
