menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Göbeklitepe’den yıldızlara uzanan yol

46 0
11.08.2026

İnsanlık tarihinin ilk başlangıç noktalarından biri olarak, ilk tapınağın olduğu Göbeklitepe gösterilir.

Bir nevi Göbeklitepe, insanlığın medeniyet kurmak için çıktığı yolun başlangıcı olarak bize ışık tutar. Bu nedenle insanlığın yolculuğunu anlamak istiyorsak bakmamız gereken ilk yer, Şanlıurfa yakınlarında toprağın altında binlerce yıl boyunca sessizce bekleyen Göbeklitepe’dir.

Yaklaşık 12 bin yıl önce yaşayan insanlar ne modern aletlere ne yazıya ne de bugünkü anlamıyla mühendislik bilgisine sahipti. Fakat devasa taşları işlediler, taşıdılar ve belirli bir düzen içerisinde ayağa kaldırdılar.

Daha da önemlisi, bu yapıları kurabilmek için ortak bir amaç etrafında birleştiler. Göbeklitepe’nin bize anlattığı şu kavramdır: Medeniyeti yalnızca ihtiyaç doğurmadı. İnsanda var olan inanç, merak, hayal ve birlikte hareket edebilme istemi doğurdu. Belki insanlar önce tarım yapıp sonra tapınak kurmadılar; belki ortak bir hayalin çevresinde toplanabilmek için tarımı, iş bölümünü ve düzenli yaşamı geliştirdiler.

İNSANLIĞIN İLK HAFIZASI

Göbeklitepe’nin taşlarında başlayan bu arayış, binlerce yıl sonra Sümer uygarlığında yeni bir biçim kazandı.

İlk defa tarihte insanoğlu düşüncelerini taşa değil, kil tabletlere aktardı. Bu tabletlerde bugün bile tarihi okuyabiliyoruz. Yazının ortaya çıkışı yalnızca kelimelerin kaydedilmesi değildi. İnsanlık ilk kez kendi beyninin dışında çalışan bir hafıza oluşturmuştu.

Bir Sümerli kâtip, yaşadığı günden binlerce yıl sonrasına mesaj gönderebilen ilk zaman yolcusuydu denilebilir. Sümerlerin yazıyı icat etmesi sayesinde tarihin bilgisini bugünlere ve yarınlara aktarmaya başladık.

Yazı sayesinde bilgi, onu üreten insanın ömründen kurtuldu. Matematik, astronomi, hukuk, ticaret ve yönetim kuşaktan kuşağa aktarılabildi. Tekerlek mesafeyi küçülttü; takvim zamanı ölçülebilir hâle getirdi.

Ek olarak sulama sistemleri doğanın belirsizliğini kısmen insan iradesine bağladı. Böylece insan, yalnızca çevresine uyum sağlayan bir canlı olmaktan çıkarak çevresini yeniden düzenleyen bir varlığa dönüştü. Bir nevi ilk ciddi medeniyet izleri Sümerlerle ortaya çıkmıştır desek yanlış olmaz.

Ancak Göbeklitepe ile Sümerler arasındaki bu büyük sıçrama, bugün yaşamakta olduğumuz dönüşümün yanında belki de küçük kalacaktır.

TAŞTAN ATOMA

Göbeklitepe’de insan taşı yontarak tapınaklar yarattı, Sümerlerde kile yazı ile bilgi aktarımını mümkün kıldı. Bugün ise insanlık silisyuma komut veriyor; yarın........

© Aydınlık