menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üçüncü perde Atlantikçilere kapalı

28 10
13.12.2025

Artık tüm dünyanın kabul ettiği bir gerçek var: Dünyanın merkezi Doğu’ya kaydı. Asya’dan bir uygarlık yükseliyor.

Son olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TBMM Genel Kurulu'nda bakanlığının 2026 bütçesiyle ilgili yaptığı konuşmada, “Küresel ekonominin ağırlık merkezi batıdan doğuya kayıyor. Biz ise, ülkemizi bugünlere kuvvetli şekilde hazırladık.” dedi.

ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi bile küreselcilikten kopuşu gözler önüne seriyor. Belge, çok kutuplu dünya gerçeğini kabul etmek zorunda kalıyor.

Fakat dünyadaki tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye’yi Atlantik’e çıpalamakta ısrarcı olanlar var. CHP’nin 39. Olağan Kurultayı’nda kabul edilen yeni program ve CHP’nin suç örgütü kurma iddiasıyla tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun son yazısı bunun göstergelerinden.

Kurduğu suç örgütü üzerinden CHP’yi ele geçirmek ve cumhurbaşkanı adayı olmayı hedeflediği gerekçesiyle yargılanan Ekrem İmamoğlu, ABD derin devletinin yayın organlarından Foreign Affairs’e yazdı. “Türkiye'nin İkinci Perdesi” başlıklı yazısında İmamoğlu, Atlantik İttifakı’na tam bağımlılık mesajı verdi.

İmamoğlu’nun yazısındaki vurgular özetle şöyle:

- Bugün Türkiye, Batı finansmanına, Rus enerjisine ve Çin tedarik zincirlerine bağımlılık ağına yakalanmış durumda. Türkiye'nin bu ağdan kurtulmasının kritik bir parçası, esas olarak modernize edilmiş bir gümrük birliği aracılığıyla Avrupa ile daha yakın entegrasyondur.

- Mevcut AB-Türkiye gümrük birliği 1995 yılında kurulmuş olup yalnızca mal ticaretini kapsamaktadır. Yeni bir anlaşma, hizmetleri, kamu alımlarını, tarımı ve dijital ticareti de kapsayacak şekilde genişletilmeli ve Türkiye'yi veri yönetimi ve sürdürülebilirlik konusunda AB standartlarıyla uyumlu hale getirmelidir.

- 2019'da Rus S-400 füze sisteminin satın alınması; Finlandiya ve İsveç'in 2022 NATO üyelik başvurularının taleplerde bulunmak için bir fırsat olarak kullanılması; Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik politikada ani değişiklikler yapılarak bu ülkelerin 2010'lar boyunca yabancılaştırılması, ardından 2020'lerde geri adım atılarak yakınlaşma arayışı; ve AB üyelik süreciyle bağlantılı yargı ve düzenleyici reformların kademeli olarak terk edilmesi gibi akıllıca olmayan adımlar Türkiye'nin müttefikleri nezdindeki güvenilirliğini zedeledi.

- Bu doğaçlama yaklaşım, Türkiye'yi AB........

© Aydınlık