menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bütün yollar stagflasyona çıkıyor

23 0
05.04.2026

Küresel gösterge petrol fiyatı, mart ayında Irak’ın Kuveyt’i işgal ettiği 1990 yılından bile daha yüksek bir artışla tarihinin en büyük aylık yükselişini gerçekleştirme yolunda ilerliyor. Çatışma, Trump ve Rubio’nun iddia ettiği gibi (muhtemelen İran’ın ABD taleplerine teslim olduğu bir anlaşmayla) yakında sona erebilir. Ya da daha muhtemel olanı, Nisan ayına ve ötesine uzanan, muhtemelen ABD kara birliklerinin İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetini kırmaya ve nükleer stoklarını aramaya çalıştığı daha uzun bir çatışma yaşanabilir.

Her iki durumda da ham petrol fiyatları bir süre yüksek kalacak (hatta petrol türevi ürünlerin fiyatları daha da arttı). Bu iki anlama geliyor: Kısa vadede küresel enflasyon yükselecek. Çatışma uzarsa, yükselen enflasyona düşen ekonomik büyüme eşlik edecek ve bazı büyük ekonomilerin durgunluğa girmesi muhtemel hale gelecek. Stagflasyon kesin, “slumpflasyon” (ekonomik çöküşle birlikte enflasyon) ise olasıdır.

KÜRESEL ARZ KRİZİ

Petrol ve gaz tesisleri kalıcı olarak hasar görürse, petrol fiyatları savaş öncesi seviyelerin neredeyse üç katı olan varil başına 150 dolara ulaşabilir; doğal gaz fiyatları ise savaş öncesi oranın dört katı olan 120 avro/MWh’ye fırlayabilir. Böyle bir artış, 1970›lerin sonundaki küresel arz şokuna benzer bir etki yaratarak yüksek enflasyona ve küresel resesyona katkıda bulunur. Fransa Ekonomi Bakanı Roland Lescure, Körfez’deki rafineri kapasitesinin yüzde 30-40’ının İran’ın misilleme saldırılarıyla şimdiden tahrip edildiğini ve küresel piyasalarda günlük 11 milyon varil açık oluştuğunu tahmin ediyor. Lescure, hasarlı tesislerin onarılmasının üç yılı, acilen kapatılanların yeniden başlatılmasının ise birkaç ayı bulabileceği konusunda uyardı.

Goldman Sachs ekonomistleri üç senaryo sunuyor: Baz senaryoda 6 haftalık aksama ile petrol 120 dolara çıkıp sonra 80-100 dolara geriliyor. İkinci senaryoda, 10 haftalık orta vadeli bir savaşta fiyat 140 dolara fırlıyor ve üretimi kalıcı olarak “yaralıyor”. Üçüncü ve kıyamet senaryosunda ise 10 haftalık savaş ve kalıcı hasarla fiyat 160 dolara çıkıyor ve öngörülebilir gelecekte asla 100 doların altına düşmüyor.

EKONOMİLERİNDE BÜYÜME KAYBI

OECD, ABD-İsrail’in İran ile savaşı nedeniyle büyük ekonomiler için reel GSYH büyüme tahminlerini şimdiden düşürdü. ABD dışındaki tüm G7 ekonomileri bu yıl beklenenden daha yavaş büyüyecek; İngiltere’nin büyüme tahmini yüzde 1,2’den yüzde 0,7’ye çekildi. OECD’ye göre ABD ekonomisi, petrol ve gaz ihracatındaki kazançlar nedeniyle tahmin edilenden daha hızlı büyüyecek. Ayrıca G20 enflasyon tahmini yüzde 2,8’den yüzde 4’e yükseltildi.

Ancak OECD’nin iyimser ABD tahminlerinin aksine, Royal Bank of Canada ekonomistleri petrol fiyatlarının 100 dolarda kalmasının ABD’nin reel GSYH büyümesini 0,8 puan azaltabileceğini (yıllık yüzde 2’den yüzde 1’e yakın) ve enflasyonun yüzde 4’e ulaşabileceğini öngörüyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ise enerji fiyatlarının yüksek kalması durumunda küresel mal ticareti büyümesinin yüzde 1,9’dan yüzde 1,5’e gerileyeceğini tahmin ediyor. Avrupa bu durumdan en çok etkilenen bölge olacak; ihracatın yüzde 0,5 büyümesi beklenirken yüzde 0,6 küçülmesi öngörülüyor.

AVRUPA VE ASYA ÜZERİNDEKİ AĞIR BASKI

Avrupa’da uzun sürecek bir savaş, ekonomiyi neredeyse durma noktasına getirerek büyümeyi yüzde 1,6’dan yüzde 0,4’e indirebilir. Avrupa Merkez Bankası (ECB) analizi de uzun bir savaşın, kalıcı yüksek enflasyonla birlikte derin ve uzun süreli bir üretim kaybı anlamına geleceğini öngörüyor. Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon mart ayında yüzde 2,5’e tırmanarak ECB’nin yüzde 2’lik hedefinin üzerine çıktı.

Dahası, enerji fiyat patlaması sadece genel enflasyonu artırmakla kalmıyor, bir noktadan sonra hanehalklarını ve işletmeleri enerji faturalarını ödeyebilmek için harcama ve yatırımları kısmaya zorluyor. Bu durum büyüme üzerinde bir vergiye dönüşüyor. Borçlanma maliyetleri, tüm büyük ekonomilerde şimdiden yükselmeye başladı. Paul Krugman, “düşük aksamanın” bile ABD arzını yaklaşık yüzde 8 oranında azaltacağını, “yüksek aksamanın” (155-370 dolar arası petrol) ise ABD arzını yüzde 16 aşağı çekeceğini tahmin ediyor.

GÖÇMEN İŞÇİ DÖVİZLERİ

Uzun süreli bir çatışma en çok Orta Doğu ve Asya’yı vuracaktır. Körfez ülkeleri kazançlı turist trafiğini kaybedecek ve havayolları bölgeyi baypas etmek zorunda kalacak. Körfez ülkelerindeki büyük altyapı projelerinin hedef alınmasıyla, göçmen inşaat işçileri evlerine daha az para gönderebilecek. Körfez’deki işçiler yılda 88 milyar dolar döviz gönderiyor; bu kaybın Mısır, Pakistan ve Hindistan gibi ülkeler üzerinde yıkıcı etkileri olacak.

Société Générale, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık kalıcı artışın Hindistan’ın cari açığını GSYH’nin yarım puanı kadar artıracağını ve büyümesini yüzde 0,3 oranında keseceğini tahmin ediyor. Küresel Kalkınma Merkezi (CGD), İran savaşının şoklarına karşı en savunmasız 17 ülkeyi listeledi; bunların 13’ü Afrika ülkesi. Ayrıca Brezilya’nın üre ithalatının yüzde 70’i, Körfez ülkelerinin pirinç ithalatının yüzde 75’i Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Bu rota üzerindeki herhangi bir aksama küresel gıda güvenliğini de tehdit ediyor.

SAVAŞIN KAZANANLARI VE BAĞIŞIKLIĞI OLANLAR: ÇİN VE RUSYA

Üç ülke bu durumdan daha az etkilenecek. ABD stratejik stoklara ve kendi üretimine sahip. Çin, petrol için Orta Doğu›ya güvense de, ABD yaptırımları korkusuyla 1,3 milyar varil ile dünyanın en büyük acil petrol rezervini oluşturdu. Ayrıca Çin, elektrifikasyona yaptığı yatırımlar sayesinde petrol fiyatlarına karşı daha dirençli. Enerji tüketiminin yüzde 30’u elektrikten geliyor ve bu oran ABD veya Avrupa’dan yüzde 50 daha yüksek.

Çin, Hürmüz Boğazı›ndaki kesintilere doğrudan sadece yüzde 6 oranında maruz kalıyor ve Rusya ile Güney Amerika’dan gelen alternatif rotalara yönelebiliyor. İronik bir şekilde, Rusya da enerji ihracatından elde ettiği artan gelirlerle bu süreçten fayda sağlayacak. 1870’ten bu yana yapılan tüm savaşların incelendiği bir araştırma, savaşın yaşandığı ekonomide üretimin yüzde 10 düştüğünü, tüketici fiyatlarının ise yüzde 20 arttığını gösteriyor. Paskalya haftası savaşta kritik bir dönüm noktası olacak. Bir anlaşmaya mı varılacak yoksa ABD kara birlikleriyle yeni bir aşamaya mı geçilecek? Her iki durumda da kesin olan şu ki: Tüm yollar stagflasyona çıkıyor.


© Aydınlık