Bir deste politika önerisi
Gelin bu yazıda nispeten güncel konulardan 10 adet öneriyi, birer paragraf olarak ilgili
politika yapıcılarımızın değerlendirmesine sunalım.
1. İzmir merkezini limandan kurtarmak
İzmir sahilinde büyükçe bir liman var. Konteyner gemileri gelip gidiyorlar, hâliyle binlerce
konteyner taşıyan TIR trafiği de şehir civarında oluşuyor. (E) Amiral Cem Gürdeniz, bu
limanın kapatılması ve Aliağa limanlarının bu limanın yerine daha yoğun kullanılmasını
önerdi. Ben de uzun yıllar lojistik sektöründe çalışmış biri olarak, ticari pencereden bu görüşe
katılıyorum. Zaten haritaya bakarsanız göreceksiniz ki İzmir Limanı'ndan kalkan gemiler
Karaburun Körfezi'ni dolaşmak zorunda. Zaten Karaburun Körfezi'nin karşısında Aliağa
Limanı var. Ne anladım ben bu işten? Yani İzmir Alsancak Limanı'nın konumu uluslararası
ticaret için bir hız veya süre tasarrufu sağlamıyor. Aksine şehircilik problemleri üretiyor.
İzmir'deki liman sahası boşaltılınca buraya şehrin turistik albenisini artıracak birçok proje
geliştirmek mümkün. Alsancak Limanı'nın hacminin bir kısmı kuzeydeki limanlara, bir kısmı
da güneydeki limanlara aktarılabilir. Bugünden yarına bu geçişin olmasına gerek yok ama
kademeli ve planlı şekilde bu geçişi çalışmakta fayda olacaktır. İzmir’in turistik potansiyelini
yeterince kullanamıyoruz. Limanın yerine doğru projeleri yapabilirsek İzmir’i dünya çapında
bir turistik merkez yapabiliriz. (Elbette bu öneri kruvaziyer gemileri ve yat limanını
kapsamamaktadır; sadece konteyner, kuru yük ve tankerler için geçerlidir. Kruvaziyer
gemileri elbette şehir merkezine mümkün olduğunca yanaşmalıdırlar.)
2. Yapay zekâ için Türkçe arşivleri açmalıyız
YZ olayı malum, bilgiyi derli toplu sunma, raporlama, muhakeme edip istenen tasarımları,
hesapları yaparak işe yarar hâle getirme konusunda bir devrim yaptı. Devamı da gelecek;
artık geriye dönüş yok. Sağladığı olağanüstü hız ile büyük üretkenlik artışını her sektöre
getirmekte. YZ sistemlerinin çalışması için internette açık bilginin olması veya YZ sistemine
ilgili veri tabanına erişim hakki verilmiş olması gerekiyor. Malum, İngilizce veriler dağlar
kadar var. Türkçe veriler ise daha sınırlı. Ülkemizin geride kalmaması için ve YZ’nin
sunduğu fırsatlardan faydalanmak için Türkçe verileri internete daha çok açmamız gerekli.
Açmak derken kastım; üyelik isteyen, şifreli sistemler ve veri tabanlarından çıkartıp normal
tarama ile ulaşılabilir hâle getirmek. Misal, Türkiye ile Bulgaristan’ın son 10 yıldaki ticaret
verilerini YZ’ye sordunuz. İnterneti tarıyor ve size verileri getiriyor ama eksikler var. Neden?
Çünkü bazı yılların verileri açık değil. Belki TÜİK veri tabanında var ama TÜİK veri
tabanına YZ giremiyor; orası kayıtlı kullanıcılar için. Veya YZ’ye sordunuz: “Uğur Mumcu
X kişisi hakkında ne yazmıştı?” YZ tarama yapıyor, bir sonuç getiriyor ama yine eksik. Diyor
ki: “Uğur Mumcu yazılarına ulaşmak için Cumhuriyet gazetesine abone olup arşivlerini
sorgulamalısın.” Veya ne olsun? “Mehmet Ali Birand’ın bütün 32. Gün yayınlarını tarihleri,
konu başlıkları ve YouTube bağlantıları ile beraber listele.” talebi yaptınız. Malum, rahmetli
1000'den fazla bölüm çekmişti. YZ yine yarım yamalak sonucu getiriyor çünkü bu bilgiler de
yine kapalı veri tabanları arkasında. Bu gibi binlerce örnek var. Gelin, gerekiyorsa bir kanun
çıkartalım ve yapay zekâdan toplumun daha çok faydalanabilmesi ve kamu menfaati
yaratacak şekilde tarihî verileri, makaleleri, istatistikleri internete açalım. 1 Ocak 1900
tarihinden beri Osmanlıca ve Türkçe ne kadar gazete, dergi, kitap, yayın varsa bunları yapay
zekânın ulaşabileceği şekilde web erişimine açalım. TRT yayınları, Borsa İstanbul verileri,
TÜİK verileri, şarkılar, türküler, Meclis tutanakları, belediye kayıtları, tarihler vs. Fikri
mülkiyet hakları konusunda kimsenin elbette hakkını yemeyelim; ilgili tüm yazarlara,
ailelerine, çalıştıkları kurumlara tasarlanacak bir sistem dâhilinde makul çerçevede haklarını
ödeyelim. Anadili İngilizce olan toplumlar zaten yapay zekâ fırsatlarından daha çok
faydalanacaklar ve diğer dilleri konuşan toplumlara karşı avantaj elde edecekler. Bu riskleri
görmeli ve hızla ilgili tedbirleri almalıyız. Başka bir örnek verelim. Araba plakanızı YZ’ye
söyleyip arabanız için gerekli yedek parça veya lastik vs. öğrenebiliyor musunuz? Hayır. Peki
posta kodunuzu YZ’ye söyleyip size en yakın olan ve açık lahmacuncuyu öğrenebiliyor
musunuz? Yine hayır. Peki iş ararken CV’nizi YZ’ye kopyalayıp “bana en uygun açık
pozisyonları listele ve hatta benim yerime başvur” diyebiliyor musunuz? (Veya personel
alımı durumunda tersi.) Yine hayır. Neden? Çünkü Devlet Baba, veri tabanlarını buna uygun
ayarlamadı. Birçok ülkede bunlar mümkün. Yerli millî YZ sistemlerimize de bu veriler
yüklenebilir ve belki ülke dışındaki sorgulardan token kullanımı ile ücretlendirme talep
edilebilir, ülke içine ise sınırsız ve ücretsiz hizmet verilebilir. Türkiye’nin veri çağında treni
kaçırmaması gerekiyor. Bugün için hükûmette bu kritik konularda anlamlı bir dönüşüm
programı göremiyoruz ve ilgili politika yapıcıları eyleme davet ediyoruz.
3. Buzağılar dana oldu, tarım sayım sonuçları hâlâ yayımlanmadı
2024-2025 döneminde bir genel tarım envanteri çalışması yapıldı. Yani 2025 yılının başında,
kırsaldaki yetiştirici vatandaşımıza sorular soruldu: “2024’te kaç ton buğday aldın? Kaç
hayvanın vardı?” gibi sorular. Anlaşılan 2025 boyunca bu çalışma devam etmiş ve
tamamlanmış. Haziran sonu (2026) itibarıyla hâlâ bu sonuçlar yayımlanmadı. Yani 2024
itibarıyla ne hayvan vardı ne........
